Bismillahirrahmanirrahim
Soru-67:
İmamiye’nin iddiasının doğru ve gerçekle uygun olduğunu
kabul etsek bile, gizli olarak yaşayan bir İmamın ne faydası
olacaktır? Esasen beşeriyet İslami tebliğ etmeyen, İslami
had ve hudutları uygulamayan, hükümleri beyan etmeyen,
kimseye yol göstermeyen, marufu emir ve münkeri nehiy
etmeyen ve İslam yolunda cihad etme imkanı olmayan bir
rehbere neden ihtiyaç duysun?!
Cevap-67: Başka bir
ifadeyle eleştiren şöyle diyor: İmamın toplumdaki rolü,
İslam şeriatını uygulamak ve ümmeti korumaktır. Eğer
İmamiye’nin dediği gibi İmam gaybete çekilirse bütün ceza ve
hükümlerin askıya alınması gerekir. Örneğin cihad ve buna
benzer bir çok hükmün emrini sadece İmam verir, oda
olmayınca, bu emri verecek kimse kalmaz, o zaman da artık
ona ihtiyaç kalmayacaktır. Dolayısıyla böyle bir İmamın
varlığı ile yokluğu arasında fark söz konusu olamaz.
Bu
eleştiri de bir kaç sebepten dolayı temelsizdir:
1)
Hakka davet ve İslam’ı tebliğ
etmek, herhangi bir şahısla sınırlı değildir. Bu bütün
Müslümanların vazifesidir. Acaba Şiiler şimdiye kadar hak
yola daveti üstlenmemişler midir? İmamın şahsen bu işi
üstlenmesine gerek yoktur. Peygamberlerin daveti de her
zaman takipçilerinin ve müminlerin aracılığıyla olmuştur.
Davet bu yöntemle de olabilir. İmamların tebliğ için
uzaklara gitmelerine veya başkalarının onların yanına
gelmelerine gerek yoktur.
Ceza ve
hükümlerin uygulanması, düşmanlarla cihad etme konusu da
yine vekiller ve komutanlar tarafından yerine getirilir.
Peygamberler döneminde de vekiller ve komutanlar ciddi bir
şekilde bu işleri yapıyorlardı. Bu işleri mutlaka kendimiz
yapacağız demiyorlardı. İmamların durumu da böyledir ve
kendileriyle sınırlı değildir.
Şimdiye
kadar anlattıklarımızdan şu anlaşılmaktadır: Şeriat ve
İslam’ın kanunlarını korumak, gerektiği şekilde tebliğ etmek
için İmamın varlığına ihtiyaç vardır. Eğer bu işleri
üstlenecek birileri varsa, İmam bu işi onlara bırakabilir
veya kendisini gizleyebilir. Ama ümmetten hiç kimse bu işi
yapmaz, hepsi hak ve doğru yoldan saparlarsa o zaman İmamın
gizli kalmaya hakkı yoktur. Ortaya çıkarak işlerini bizzat
kendisi üstlenmelidir.
Bu
konunun kendisi İmamın gerekli oluşunun felsefesini akli
yönden ispat etmekte ve Allah’ın onu göndermesinin lüzumunu
da ortaya koymaktadır.
Akli
açıdan ümmetin hidayeti, şeriatın korunması ve emniyetin
sağlanması için Allah’ın bir İmam göndermesi şarttır. Eğer
ümmet zulme başvurup, İmamı öldürme amacını güderse veya
onun işlerine engel olmak isterse, o zaman İmam gayba
çekilir ve ümmet içerisindeki işlerini durdurur. Buna sebep
olan şey de ümmetin tutumudur. Bunda ümmet suçludur. Doğacak
her fesattan da yine ümmet sorumludur. Eğer Allah Teala
İmamı görevlendirmezse, doğacak olan eksikliğin sebebi
“neuzubillah” kendisi olmuş olur. Allah Teala her türlü
karışıklık ve fesattan uzaktır.