Advertisement

KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Soru ve Cevaplar

 

Bugün :  

Sık Kullanılanlara Ekle

 

Başlangıç Sayfası Yapın

 
 

Bismillahirrahmanirrahim

Soru-639: Hocam üç sorum olacak size:

1. Kur’an’ın harekelenmesinin Hz. Ali (a.s)'in vefatından sonra olduğu doğru mu? Bu meselede Ehlibeyt’in durumu, rolü, etkisi oldu mu/ne idi?

 

2. Hz. Ali ve Hz. Fatıma mushafları... Bunların nerede oldukları? Şii aleminin bunlardan faydalanma imkanı bulunup bulunmadığı ve faydalanma imkanı var veya oldu ise ne ölçüde olduğu?

 

3. Kuran-i kerim de "Bu Kur’an’ı apaçık Arapça olarak indirdik" denilmesine rağmen kuranda Arapça olmayan kelimeler var ve hatta "kuran" kelimesi dahi Arapça değildir iddiasında bulunanlar var... Gerçekten Kur’an’da Arapça olmayan kelimeler var mı? Kur’an Arapça bir kelime değil mi? Değilse bunları nasıl açıklıyoruz ve bu meselenin Kur’an’a bakış açımızda rolü ne olmalıdır?

Verdiğimiz zahmet için şimdiden hakkınızı helal etmenizi diliyor ve teşekkür ediyorum.

 

Cevap-639: Değerli kardeşim, Kur'an'ın harekelenmesinin daha sonra olduğu doğrudur da bu, bir şeyi değiştirmez. Bu sadece Arapça gramerini bilmeyenlerin Kur'an'ı yanlış okumamaları içindir. Yoksa Arapça gramerinden haberdar olan kimse, Kur'an'ı harekesiz de okur.

 

Mushaf kelimesi yazılı sahife demektir. Bundan Kur'an da kastedilebilir, başka bir kitap da. Hz. Ali'nin mushafı denlince maksat Hz. Ali’nin cem edip ayetlerin tefsirini de eklediği Kur'an'dı ki hazırladıktan sonra zamanın ileri gelenlerine sundu, ama kabul etmediklerinde bir daha onlara göstermedi.

Hz. Fatıma Mushafı denilen kitap ise İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) da buyurduğu gibi Kur'an'la bir alakası yoktur. Resulullah'tan (s.a.a) sonra Hz. Cabrail'in (a.s) Hz. Fatıma'ya (a.s) inerek ona teselli verdiği ve gelecekle ilgili bazı haberleri ona ilettiği, Hz. Fatıma’nın da bunları Hz. Ali'ye haber vererek Hz. Ali tarafından kaleme alındığı bir kitaptır. Her ikisi de Ehlibeyt İmamlarına emanet kalmış ve birbirlerine intikal etmiştir; şu anda da Hz. Mehdi'nin (a.s) yanındadır.

 

Kur'an kelimesinin Arapça olmadığını ancak cahil bir kimse söyleyebilir. Kur'an garaat kökünden “okunan kitap” demektir. Bir manası da bir araya toplayan demektir. Yani bir çok öğretinin, ilahi mesajların içinde toplandığı kitap.. Kur'an'da bazı Arapça olmayan kelimelerin olduğu doğrudur. Bu kelimeler Arapça olmamasına rağmen o gün Arapların Arasında yaygın olarak kullanılan kelimelerdi. Kur'an Arapça indirilmiştir sözünün anlamı yani yapı olarak cümleler olarak, gramer olarak Arapça olan kitap demektir. Bu söz bir kaç Arapça olmayan sözün onda bulunmasıyla çelişmez. Onun Arapça olmadığını göstermez… 

 

Soru: Peki Hocam, harekeden dolayı anlam farkı doğuyor mu? Bir de, Hz. Ali (a.s)'in cem ettiği mushaftan Şii dünyası faydalanabilmiş midir? Yani bu mushafa göre ilerleyen senelerde tefsir yapıldı mı? Yoksa bu mushaf gizlimi tutuldu? Gizli tutulduysa neden?

 

Cevap: Her iki sorunun cevabı da önceki cevapta vardır. Demiştim ki hareke sadece Arapça bilmeyenlere Kur'an'ı sahih okumalarını sağlamak için konulmuştur. Değişen bir şey yok...

 

 
Site içi Arama


 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız |
Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  Îletişim için |

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de  'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM