Bismillahirrahmanirrahim
Soru-63:
Şii
tarihçilerin tamamı, İmam Hasan Askeri'nin, bütün vakıf ve
mal varlığıyla ilgili olarak, annesi “Hadis”i varis olarak
kıldığını demekte ve vasiyetinde dünyaya gelmiş ya da
gelecek olan oğlundan söz etmediğini yazmaktadırlar. Bu da
İmamiye’nin iddiasının doğru olmadığını gösteren delillerden
bir diğeri sayılmaz mı?
Cevap-63:
Eleştirmen şöyle diyor: İmam Hasan Askeri aleyhi’s-selâm
ölüm döşeğinde iken annesi “Hadis” (Ümm-ül Hasan)’e
vakıflarını ve mallarını tasarruf etme hakkını vermiştir. Bu
İmam Askeri aleyhi’s-selâm’ın oğlu olmadığının
delilidir.
Bu
eleştiri de zayıf ve temelsizdir. Buna dayanarak İmam Hasan
Askeri aleyhi’s-selâm’ın oğlunun olmadığı ispat
edilmez. Çünkü İmam Askeri aleyhi’s-selâm annesine
vasiyette bulunmuşsa bunun sebebi oğlunun doğumunu gizlemek,
onun kanının dökülmesini, önlemek içindi. Eğer vasiyetinde
ondan bahseder veya onun kendisine direk olarak vasiyet
etseydi, o zaman asıl ve yüce hedef olan Mehdi
aleyhi’s-selâm’ın gerekli ve münasip bir zamana kadar
korunması hedefi tehlikeye düşerdi. Hatta İmam
aleyhi’s-selâm vasiyetinde halifeye yakın olan “Mevla
Vasık”, “Mevla Muhammed b. Me’mun” ve “Feth b. Abdurabbih”
gibi saray adamlarının adını da getirdi ki, vasiyet
Abbasiler tarafından muteber sayılsın ve oğlunun varlığı
hususunda şüphe uyanmasın. Bu şekilde onların Mehdi
aleyhi’s-selâm’ı aramalarına engel olmak ve Şiileri
onun varlığına ve İmametine inanma ithamından uzak tutmak
istiyordu.
Yukarıda
söylenenlerden şu anlaşılmaktadır: Her hangi Birisi, İmam
Askeri aleyhi’s-selâm’ın annesine yaptığı vasiyete
dayanarak İmamiye’nin inancını batıl etmeye çalışır ve İmam
aleyhi’s-selâm’ın gizli yaşayan oğlunu inkar ederse,
bu durum onun düşünme ve anlama gücünden mahrum olduğunu
gösterir. Bu şahısın önemli işlerde tedbir alan akıllı
insanların metodundan haberi yoktur. İnsanlar, işlerinde her
zaman böyle bir yönteme başvurabilirler.
Mansur, 6.
İmam (a.s)’ın Vasisi Oluyor
Şii
tarihçiler şöyle yazarlar: Şiilerin 6. İmamı İmam Cafer b.
Muhammed vefatı esnasında 4 kişiyi kendi vasisi olarak
tanıttı.
Birincisi
zamanın halifesi Mansur, ikincisi halifenin veziri Rabi,
üçüncüsü hanımı Hamide Berberi, dördüncüsü ise oğlu İmam
Musa Kazım aleyhi’s-selâm.
Bunlara
bütün mal ve vakıflarında tasarruf etme hakkı verdi. Öbür
çocuklarının vasilik iddiasında bulunacağını bildiği için
vasiyetinde onlardan söz etmedi. İmam Cafer-i Sadık
aleyhi’s-selâm’ın vasiyetinin bu şekilde olması, gerçek
vasi ve halifesi olan İmam Musa Kazım aleyhi’s-selâm’ı
korumak, Mansur’un hassasiyetinden uzak tutmak içindi.
Bu olay,
İmam Hasan Askeri aleyhi’s-selâm’ın İmam Mehdi
aleyhi’s-selâm’ı, rejimin verebileceği zarardan
korumak için gizli tutması gereğinin başka bir delilidir.