 |
Bismillahirrahmanirrahim
Soru-626:
Hocam, Perşembe günü
geceden Cuma namazı vaktine kadar ölmüş bedenlerin
ruhlarının aramıza gelip özellikle kendi evlerini
ziyaret ettikleri doğru mu?
Cevap-626:
Bu konuda nakledilen hadislerden bazı örnekler
şöyledir:
1- Bihâru'l-Envâr'ın 3. cildinde
ve el-Kâfî'de nakledilen bir hadisin özeti
şöyledir:
Berzah âleminde ruhlar,
akrabalarının ziyaretine giderler; bazıları her
gün, bazıları iki günde bir, bazıları da iki
cumada bir, ayda bir, bazısı da yılda bir defa. Bu
farklılık onların makamlarının darlık ve genişlik
durumuyla ilişkilidir.
2- İmam Musa Kazım (a.s): “Her
(vefat etmiş) mu’min, her Cuma günü kendi ailesine
uğrar. Onları hayır üzere görürse Allah’a (azze ve
celle) hamd eder. Öyle görmezse istiğfar ve
istirca eder (‘inna lillah ve inna ileyhi raciun’
der).” (Sefinetü’l-Bihar, c.2, s.554)
3- Bir hadiste şöyle geçer:
“Ölüler Ramazan ayının her Cuma günü (ailelerinin
yanına) gelir; durup hüzünlü bir sesle ve
ağlayarak şöyle seslenirler: ‘Ey eşlerimiz, ey
çocuklarımız, ey akrabalarımız, bize bir şeyle
merhamet eyleyin. Allah size merhamet etsin. Bizi
hatırlayın ve dualarınızda unutmayın. Bize ve
bizim yalnızlığımıza acıyın. Biz dar bir hapiste,
uzun bir kederde ve zorlukta kalmışız. O halde
bize merhamet edin ve bize dua etmede ve bizim
için sadaka vermede cimrilik yapmayın. Hiç
şüphesiz siz de yarın bileceksiniz ki, sizin
elinizde olan fazlalıklar, önceden bizim de
elimizdeydi ama biz Allah’a itaat yolunda onları
harcamıyor ve hak hukuka riayet etmiyorduk.
Böylece onlar bize vebal, başkalarına menfaat
olarak kaldı. Ne olursunuz bir dirhem, bir ekmek
yada bir ekmek parçasıyla da olsa bize iyilik
edin!’ Sonra şöyle seslenirler: ‘Çok geçmeden
kendi halinize ağlayacaksınız ama fayda
vermeyecek. Nasıl ki biz şimdi ağlıyoruz ve hiçbir
faydasını görmüyoruz. Bizim gibi olmadan
(ahiretiniz için) çaba gösterin.”
(Sefinetü’l-Bihar, c.2, s.554)
4- Resulullah’tan (s.a.a) şöyle nakledilmiştir:
“Mu’minlerin ruhları her Cuma dünya semasında
evlerinin hizasına gelip her biri hüzünlü bir
sesle ağlayarak şöyle seslenir: ‘Ey benim eşim, ey
evlatlarım, ey babam, ey annem ve ey akrabalarım,
bir dirhem parayla yada bir giysiyle de olsa bize
acıyın ki Allah size cennet elbisesinden
giydirsin.” Sonra Resulullah ağladı, biz de onunla
birlikte ağladık. Öyle ki ağlamanın şiddetinden
konuşamadı. Daha sonra şöyle devam ettiler: “
Onlar sizin din kardeşlerinizdirler. Nimet ve
sürurdan sonra şimdi toprak olup çürüyüp
gitmişler. Kendi hallerine feryat edip ağlıyorlar
ve şöyle diyorlar: ‘Eyvahlar olsun bize! Eğer
elimizde olanları Allah’ın itaati ve rızası
doğrultusunda harcasaydık, o zaman size muhtaç
olmazdık.’ Sonra üzüntü ve pişmanlıkla geri
dönerken şöyle seslenirler: ‘Ölüler için sadaka
vermede acele edin.” (Sefinetü’l-Bihar, c.2,
s.554-555)
|
 |