 |
Bismillahirrahmanirrahim
Soru-625:
Bir müddettir yakınlarımdan, arkadaşlarımdan
bazılarına Nehcu’l-Belağa kitabından bahsetmiştim;
anlatıyordum ve anlattığım konulardan çok
etkileniyorlardı. Bunun üzerine farklı
yayınevlerinden (Kalem, Beyan yayınları ...),
kendim birkaç adet alıp onların okumaları için
kendilerine hediye ettim. Fakat kitap ellerinde
değilken kitaba olan iştiyakları, kitap ellerine
geçtikten sonra bitmişti. Kendilerine sorduğumda
okudukları hakkında cevapları hep kaçamaktı; hepsi
çevrelerinde birilerinin tabiri yerindeyse
fitnelemeleri neticesinde bırakmışlar. Bunun
üzerine kendilerine dedim ki: "Okuyun, kabul edip
etmemek sizin elinizde; fakat okuyun dedim;
başkaları sizin aklınız olmasın dedim. Hâsılı
hocam nedir bu durum, ne yapalım? Özellikle Vahabi
-mealci-modernist kafalı insanların telkinleri
insanlarımızın kafalarını allak bullak ediyor.
Cevap-625:
Değerli kardeşim, onlara sadece şu ayeti okuyup,
üzerinde düşünmelerini isteyin. Eğer onlarda bir
hayır ve umut ışığı varsa, gereğini yaparlar.
Zaten kalmamışsa da yapacak bir şey yok.
"(Ey Habibim),
müjde ver benin o kullarıma ki sözleri dinler ve
en güzeline uyarlar; İşte onlar, Allah'ın doğru
yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri
de onlardır."
(Zumer, 17-18)
Demek ki bu süreci
kat etmeyen, sözleri dinlemekten, okumaktan
korkanlar, en güzeli bulup ona uyma çabası içinde
olmayan, atamdan babamdan böyle gördüm, böyle
götürdüm" diyenler, kendilerini ne hidayet üzere
görebilirler, ne de akıl sahibi olarak… Allah'ın
verdiği halis akıl nimetini tatil etmiş,
akıllarını müteahhide vermişlerdir.
|
 |