Bismillahirrahmanirrahim
Soru-587:
İmam ALİ (a.s) ayak bileğine ok saplandığı zaman
çıkartamadılar; durumu Resulullah’a (s.a.a)
bildirince, namaza Ali nazma durduğunda
çıkarılmasını emretmiştir. Böyle yaptıklarında Hz.
Ali bir şey hissetmediğini belirtmiş. Ama aynı
İmam Ali’in, namazdayken zekât isteyen fakire
parmağındaki yüzüğü verdiğini de biliyoruz. . Bu
bir çelişki değil mi?
Cevap-587:
Muhterem kardeşim, evvela Hz. Ali'nin de bütün
halleri aynı olmayabilir. Yani hakka teveccüh ve
onda gark olma hali her halde ve ibadette aynı
derecede olmayabilir. Dolayısıyla bir halde okun
acısını bile duymayacak kadar Hakk’a teveccühte
ileri gidebilir, diğer bir halde o derecede
olmayabilir ve bunun Hz. Ali'nin masumiyetiyle de
bir çelişkisi yoktur.
Saniyen Hz. Ali'nin fakire
teveccühü ile okun çıkarılışına teveccühsüzlüğü
arasında fark vardır. Zira birisi cismani ve şahsi
bir iş iken diğeri (fakire teveccüh) ilahi bir
iştir ve o da Hakk’a takarrüp vesilesi sayılan bir
ibadettir. Dolayısıyla namaz ibadetiyle uyum
içindedir. Bu yüzden Hz. Ali'nin ikinci türden
olan bir işe namaz halinde teveccüh etmesi, onun
Hakk’a huşusuyla çelişmez.
|