Bismillahirrahmanirrahim
Soru
- 555:
Muhterem hocam, benim öğrenmek
istediğim, İslam'da kölelik ne zaman kalkmıştır?
Peygamberimiz kendi döneminde kaldırmadı mı? Tam
olarak insan alıp satmak ne zaman ortadan
kalkmıştır. (Tabi ki zahiri olarak soruyorum;
şimdi bile kölelik, putçuluk mevcuttur, sadece
sekli değişmiştir.)
Cevap
- 555:
Muhterem kardeşim, cahiliyet zamanında bulunan
köleliğe (ki zorbaların, zulüm ve zorbalığa
dayanarak insanları ezip, mallarını gasbediyor,
kendilerini öldürüyor veya kendileriyle birlikte
çoluk çocuklarını köle ediniyorlardı) bu tür
köleliğe İslam baştan karşı çıkmış ve zaten ana
hedeflerinden birisini de insanları bu tür
köleliklerinden kurtarma olarak belirlemişti. Ama
İslam'da teyid edilen bir kölelik vardır ki o da
İslam'a karşı savaşan kâfirlerden alınan esirlerle
alakalıdır.
Alınan bu esirlerin
ne yapılmasıyla ilgili birkaç alternatif akla
gelebilir:
1- Hepsini serbest
bırakalım.
Bu doğru bir karar
olabilir mi? Açıktır ki hayır. Çünkü geri dönüp
tekrar küfür cephesini güçlendirir ve yeni
savaşların zemini hazırlarlar.
2- Hepsini
öldürelim.
Bunun da doğru
olmadığı ortadadır. Zira İslam'da savaş ve adam
öldürme bir zaruret ve mecburiyettir. İslam'ın
birinci hedefi insanları ıslah ve hidayet
etmektir. Ama bazen bunu hiçbir yolla
gerçekleştirmek mümkün olmuyor. Ve kanserli veya
kangren olmuş bir organ gibi diğer organların
selameti için kesilip atılması zaruret haline
geliyor. Ama bu zaruret bertaraf olduktan sonra,
İslam kanların ve canların korunmasına son derece
önem vermiştir. Alınan esirlerde de tehlike
bertaraf edildiği için artık öldürmeye bir gerekçe
kalmıyor. Ayrıca onları ıslah ve hidayet etme
imkânı da vardır.
3- Müslümanlığını
ilan edenleri serbest bırakıp diğerlerini
öldürelim.
Bu doğru olabilir
mi? Yine cevabı hayırdır. Çünkü can havliyle
zahirde de olsa, "İman ettim" deyip, kurtulduktan
sonra tekrar İslam için potansiyel tehlike
oluşturmaları ihtimali son derece yüksektir.
Dolayısıyla hiçbir akıllı yönetici bunu yapmaz.
4- Bazı devletlerin
yaptığı gibi, esir kampları oluşturalım.
Bu da en azından
her yönden makul ve mantıklı bir seçenek
olmayabilir. Zira İslam devletinin maddi ve mali
imkânlarının onlara harcanacağı ve beytülmale
küçümsenmeyecek derecede zarar vereceği açıktır.
5- Bir tek
alternatif kalıyor ki o da İslam'ın ön gördüğü ve
açıklanacağı üzere en makul ve mantıklı
seçenektir.
Evet, İslam bu
esirlerin Müslümanlar arasında paylaştırılıp,
onlara köle ve hizmetçi olarak verilmesi
öngörülmüştür. Bununla birkaç şey hedeflenmiştir:
a) İslam'a karşı
savaşan o azgınların küfür ve düşmanlıklarının
zillet ve ezikliğini hissetmeleri..
b) İslam için
fedakârlık yapan Müslümanlara hizmet etmelerinin
sağlanması…
c) İslam
hükümetinin bütçesina artı bir yükün yüklenmemesi…
d) Hepsinden
önemlisi Müslümanların elinde, yavaş yavaş
eğitilip, İslam'la ve İslam'ın gerçekleri ve
güzellikleriyle tabii olarak tanıştırılmalarının
sağlanması…
Öte yandan onların
tedrici ve zaman aşamasında serbest kalmalarını
sağlamak için İslam çeşitli tedbirler düşünmüştür
ki bunalar da gösteriyor ki İslam başlı başına,
insanları köleleştirmeği ve kölelik diye bir
müesseseyi tesis etmeyi hedeflememiştir.
Zaruretten hâsıl olan bir olumsuzluğu gidermek
için böyle bir yöntemi seçmiştir.
Evet, İslam, esasen
köle azad etmeyi en fazileti amellerden birisi
olarak addetmiştir. Ayrıca işlenen birçok günah ve
hatalarda ceza ve kefaret olarak köle azat etmeyi
kararlaştırmıştır.
Şunu da
unutmamak lazımdır ki zarureten adı köle bile
olsa, köle sahiplerine onlara insanca davranmaları
ve zulüm ve haksızlık yapmamaları için de bir sürü
direktifler vermiştir.
|