Bismillahirrahmanirrahim
Soru-554:
Vefat eden babanın kaza namazlarının büyük oğlunun
boynuna farz oluşunun hikmeti nedir?
Cevap-554:
Babanın kaza namazının büyük oğlana farz kılınışı
hakkında aşağıdaki noktalara dikkat etmek gerekir:
1- İlahi hükümlerin bizim
bildiğimiz veya bilmediğimiz bir sürü felsefe ve
hikmeti vardır. Bunların bazısı açıklanmış,
bazısı. Açıklanmamış, ya da açıklanmış ama bizim
elimize ulaşmamıştır.
2- Bazı şeyler vardır ki maddi ve
dünyevi olarak dikkate alındığında bir yük olarak
gözükebilir; ancak manevi ve uhrevi olarak dikkat
edildiğinde aslında bunun bir avantaj olduğunu
göreceğiz. Anne baba hakkında bir evladın yaptığı
iyiliklerin ister, bu dünya da isterse ahirette
ona kazandırdıklarını anlatmaya bile gerek yoktur.
Ben bu konuda örnek olarak sadece birkaç hadisi
aktarmakla yetineceğim.
Resulullah’tan (s.a.a) şöyle
nakledilmiştir: “Kim anne babasından taraf hac
yaparsa, ya da ondan taraf bir borcu öderse, Allah
onu Kıyamet günü Ebrar (iyiler-ermişler) ile
haşreder.” (Kenzü’l-Ummal, c.16, s.468)
Yine Resulullah’tan (s.a.a) şöyle
nakledilmiştir: “İyilerin Kıyamet günündeki
efendisi, anne babasına ölümlerinden sonra iyilik
yapan kimsedir.” (Biharü’l-Envar, c.74, Bab: 2,
Hadis: 58)
İmam Cafer-i Sadık’tan (a.s) şöyle
nakledilmiştir: “Sizden her hangi bir kişinin anne
ve babasına hayattayken veya öldükten sonra iyilik
etmesine engel olan nedir? Onlardan taraf namaz
kılsın, sadaka versin, hac yapsın. Bunu yaparsa,
hem anne babasına sevap verilir, hem de aynı
sevabı bunları yapan evlada verilir. Ayrıca Allah
bu iyilik ve namazıyla ona çok hayırlar nasip
eder!” (Biharü’l-Envar, c.74, Bab: 2, Hadis: 100)
Dolayısıyla, hayata farklı
pencereden bakan ve hayat felsefesini maddiyat
üzerine değil maneviyat üzerine kuran bir kimse,
bu gibi sorumluluklardan zerre kadar rahatsızlık
duymaz, tam tersine büyük bir memnuniyet ve
mutluluk hisseder ve bunu Allah-u Teala’nın
kendine bir lütfü olarak algılar.
3- Hadislerde bu konuda beyan
edilen bir hikmet ve sebep şöyle açıklanmıştır:
Bir baba vefat ettiğinde, onun şahsi malzemeleri,
eşyaları, silah, yüzük, mushaf, binek vs. gibi
büyük evlada miras kalır. Dolayısıyla kzayı da o
üstlenmesi gerekir. Bu belki de bu hükmün
hikmetlerinden sadece bir tanesidir.
4- Bir diğer hikmeti de şu
olabilir: Hadislerde de beyan edildiği üzere büyük
oğlanın babadan sonra ailedeki konumu babanın
konumu gibidir. Dolayısıyla onun bu konumunun
pekişmesi ve yerine oturması için de böyle bir
yükümlülük onun boynuna yüklenmiş olabilir.
5- Bir başka ihtimal birçok
hükümde olduğu gibi esasen belki de bu tür
emirlerle Rabbimiz bizim emirlerine
teslimiyetimizi ölçmek istiyor. Yani bu da kendi
yerinde bizim için belki de bir imtihandır.
Her halükarda hükmün hikmet ve
felsefesini bilsek de bilmesek de bir kul olarak
bize düşen Rabbimizin emirlerine teslim olup
uymaktır. Çünkü biliyoruz ki bunlar hikmet sahibi
Rabbimizden sadır olmuştur. Onun hiçbir emri veya
yasağı abes ve boş değildir. Allah-u Teala
hepimize saadetimizin yegâne anahtarı olan o
gerçek teslimiyet ruhunu inayet buyursun. Amin!
|