Bismillahirrahmanirrahim
Soru - 496:
Asıl sorun, Hatem'ül Enbiya olarak Hz.
Peygamber'in yeterli görülmemesi... İmamlara
özellikle Hz. Ali'ye olağan üstü güçlere sahip
olduğunun lanse edilmesi... Ve buna inanmayanların
tekfir edilmesi... Şu alıntı dehşete düşürdü
mesela beni...
"Peygamber (Rabbi tarafından)
kendisine indirilene iman etti, müminler de..."
Harezmî; Şafii âlimi Muhammed b. İbrahim
Hameveyni'den; Ebi Selma dedi ki; Hz.
Resulullah'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Miraca
çıktığımda yüce Allah bana dedi ki: 'Peygamber,
(Rabbi tarafından) kendisine indirilene iman
etti.' Bende dedim ki: 'Müminlerde' Yüce Allah
bunun üzerine şöyle buyurdu; 'Ey Muhammed! Sana
selam olsun, sen doğruyu söyledin. Senden sonra
ümmetine senin yerine geçmek üzere kimi seçtin?'
Ben dedim ki: 'Ehlimin en hayırlı olanını seçtim.
' Bana buyurdu ki: 'Ali bin Ebu Talib'i mi
seçtin?'…
Cevap - 496:
Hadisin kaynağı zaten rivayette vardır. Kaynak
Harezmi'dir ki Hz. Ali hakkında Menakıp kitabı
var. O da Hemvini'yi Şafii'den nakletmiştir. Bu
hadis doğru da olsa, yanlış da olsa vebali
Sünnilere aittir.J
Çünkü ravisi ve bunu nakleden, Şia kaynağı değil
Sünni kaynağıdır! Ayrıca bu rivayetin neresi
dehşete düşürmüş, anlamış değilim.
“Resulullah’ın Hatemü’l-Enbiya
olarak yeterli görülmemesi..” Bu sözle kastedilen
nedir? Yani Şia Resulullah’ı Son Peygamber olarak
kabul mü etmiyor? Veya İmamları Peygamber mi
olarak kabul ediyor? Eğer kastedilen buysa, bu
iğrenç ve dehşet verici bir iftiradan başka bir
şey değildir ki söyleyenin ya cehaletinden ya da
garaz maraz ehli oluşundan kaynaklanıyor. Yok,
eğer maksat Resulullah’tan sonra ümmetin herhangi
bir rehber ve öndere ihtiyacı yoktur denmek
isteniyorsa, bu da saçma ve mantıksız bir sözdür.
O halde neden Müslümanlar toplanıp da aralarından
halife seçtiler? Yoksa bir tek Ehlibeyt gündeme
gelince mi bunların söylenmesine gerek duyuluyor?
Kalpleri Rabbimiz her ketsen daha iyi biliyor..
Hz. Ali’nin Resulullah tarafından
seçilişini Hak Teala teyid etmişse bunun neyi
yadırganıyor? Hz. Ali’ye olağan üstü şeyler isnad
ediliyormuş.. Peki, olağan üstü şeylerin isnadına
mı karşısınız, yoksa bunun Hz. Ali’ye isnadına mı?
Eğer olağan üstü bir şey bir kimseye isnad edilmez
diyorsanız, Kur’an hatta Peygamber olamayan birçok
kişiye olağan üstü şeyler atfediyor. O zaman
onları da inkâr etmeniz gerekiyor. Örneğin Hz.
Süleyman’ın yanına göz kapayıp açmadan Belkıs’ın
tahtını getiren, kimse gibi… Ta Sebe’ mülkünden
Beytülmukaddes’e bir anda bir tahtın getirilişi
olağan üstü değil de nedir?! Yoksa siz bu tür
makamları bir tek Hz. Aliye mi çok görüyorsunuz?
Sonra Hz. Ali’nin olağan üstü makamlarını inkâr
edeni tekfir eden kim? Eğer bir kimseye bunların
hakkaniyeti sabit değilse, böyle bir kimseye kim
kafir diyebilir? Ama eğer bir kimseye Hak ve
hakikat (bu ne olursa olsun) delilleriyle sabit
olduktan sonra inat ederek kabul etmezse, bunun
adını ne koymak gerekir sizce?... Yine de Şia
zahirde şehadeteyni getiren kimseyi Müslüman
olarak addeder, Yani İslam toplumunda Müslüman
muamelesi görür, ama uhrevi durumunu Allah bilir.
Bir münafık da olabilir. Kurtuluşa eren birisi de
olabilir vs.
|