 |
Bismillahirrahmanirrahim
Soru-483:
Allah [c.c] sizlerden razı olsun, soruların
cevabını aldık çok çok teşekkürler. Simdi yine
sorularımız var,
1- Bundan 25 sene evvel rahmetli
annem Kerbela’ya gitmek için altınlarını satmak
istedi. O zaman ben buradaydım, annem Türkiye'de.
Ben de duydum eşime söyledim, eşim de para
gönderdi annem Kerbala'ya gitti. Aradan seneler
geçti ben annemi bura getirdim annemin [20] adet
cumhuriyet altını var idi. Biz de hesapladık
paranın yerine altınları aldık annem sonra öldü.
Altınlar bana kaldı. Bir kız kardeşim var, o da
altınlar ikimizindir dedi. Ben de izah ettim kabul
etmedi. Şimdi ise kızım beni çok sıkıştırıyor, o
kadar altın bir Kerbelela ziyareti için çoktur.
Sen onun içinden teyzeme de hak ver; ben de hayır
o benimdir diyorum; kızım da anne altınlar senle
ahiret evine gitmeyecek sen onun hesabını nasıl
vereceksin? Çocukların yiyecek ızdırabını da sen
mi çekeceksin? Bu yüzden çok huzursuz oluyoruz ve
bende simdi onun hepsini camiye vermek istiyorum.
Ben Iğdır'da bir camiye vermek istiyorum; eşim ise
burada Alevilerin camisine verelim, o daha çok
sevaba kavuşturur; onların burada camisi yoktur.
Bu yüzden çok tartışıyoruz ve kızım da diyor
teyzemin hakkını ver. Sonra sen sorumlu olacaksın
yanı işin içinden çıkamıyorum. Eşimi mi dinlesem
kızımı mı kendimi mi bilemiyorum. O zamanın parası
olarak [2] bin gulden vermiştik; bana açıkça
cevap verirseniz çok sevinirim.
Cevap-483:
Muhterem kardeşim, sorunuzun cevabı aslında
basittir. Siz o zaman o parayı ona verirken ne
adla verdiniz? Eğer bir hediye ve bağış olarak
verdiyseniz, ona karşılık bir şey alamazsınız. Ama
eğer borç olarak verdiyseniz, o zaman o borcun
karşılığı ne kadar ediyorsa, o miktarı
alabilirsiniz. Yine eğer anneniz hayattayken kendi
rızasıyla o altınları size bağışlamış ise, o zaman
da başka varisler bir şey isteyemez. Ama eğer o
bir şey söylemeden ve bağışlamadan ölmüşse ve ona
verdiğiniz para da borç değil hediye ise, o zaman
onu (eğer başka mirasçı yoksa) eşit olarak
paylaştıracaksınız. Siz kendi hakkınıza düşeni
nasıl isterseniz o şekilde kullanabilirsiniz. Ama
kardeşinizin hakkına karışamazsınız. Ona verin o
kendi bildiği şekilde harcar.
|
 |