Bismillahirrahmanirrahim
Soru-44:
Resulullah'ın ve Ehl-i Beyti'nin (a.s) gaybı
bilmesi ile ilgili Kur'an'dan delil var mı? Bu
gaybı bilmenin ölçüsü-sınırı nedir? Selam ve
sevgiler...
Cevap-44: Muhterem
kardeşim, Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda gerçi
bir takım ayetlerde gaybı bilmek Allah-u
Teala'ya özgü bir sıfat olarak belirtilmektedir;
örneğin şu ayetteki gibi:
“Gaybın
anahtarları Allah’ın yanındadır; onları O’ndan
başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa
bilir; O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez.
O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi
dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık
bir kitaptadır.”
Ve bazıları bu ve benzeri ayetlere bakarak
Resulullah (s.a.a) da dahil kimsenin mutlak bir
şekilde gaybdan haberdar olmadığını iddia
etmektedirler. Ancak bunlar maalesef bir çok
konuda olduğu gibi bu konuda da bütün ayetleri
dikkate almadan hüküm vermektedirler. Halbuki
Kur'an'ın aynı konuyla ilgili diğer ayetlerini
de dikkate aldığımızda, bu kimselerin
yanıldığını açıkça görürüz. Örneğin şu ayet-i
kerimeye dikkat edin:
“Gaybı
bilendir O. Gayb konusunda hiç kimseyi haberdar
etmez; ancak bildirmeği dilediği peygamber bunun
dışındadır...”
Bu ve benzer
ayetleri de diğer ayetlerin yanına koyduğumuzda
şu gerçeği anlamaktayız ki Allah-u Teala,
haklarında razı oldukları hariç; hiç kimseyi
gaybi ilminden haberdar etmez.
Evet alınan
sonuç şudur ki birinci grup ayetlerde reddedilen
gayb ilmi asaleten ve müstakil bir şekilde elde
edilen gaybî bilgilerdir ki sadece Allah-u
Teala'ya mahsustur. Ama Allah dilerse ve razı
olursa başkalarını da gaybdan haberdar eder.
İkinci ayet bunu açık bir şekilde ortaya
koymaktadır. Ve Yüce Allah’ın haklarında razı
olduğu kimselerin en açık misali büyük İslam
Peygamberi (s.a.a)’dir.
Evet Allah'ın
bu gayb ilminden kendi iradesiyle
Peygamberlerine vermesine inanmak akide yönünden
asla sakıncalı olmadığı gibi, Kur’an ve Sünnet
açısından sabittir ve buna inanmamak insanın
akidesinin kamil olmadığının nişanesidir.
Peygamberlerin Allah’ın izniyle gayb ilmine
sahip olduğunu gösteren bir çok ayet vardır;
araştırmak isteyenler şu ayetlere de
bakabilirler: Musa (a.s) ve Hızır kıssası Kehf:
60-82; Hz. İsa (a.s) Al-i İmran: 49; Hz.
Muhammed Tahrim: 3.
Ayetlerin
yanı sıra Peygamber (s.a.a)’in gaybî ilme sahip
olduğuna tanıklık eden birçok hadisler de vardır
ki biz bunlardan sadece bazılarına değinmekle
yetiniyoruz:
Ümmetin
Bölüneceğine Dair Hadisler:
Peygamber (s.a.a)’den
değişik senetlerle nakledilen hadislerde hazret
şöyle buyurmuştur: “Benim ümmetim yetmiş üç
fırkaya bölünecektir. Yetmiş iki fırka ateşte,
bir fırka cennette olacaktır.’’
Ümmetin arasındaki bu ayrılık ve bölünmenin
sebebinin imamet meselesi olduğu oldukça açıktır.
Havuz
Hadisleri:
Buhari,
Sahih’inde, Ebu Vail’den ve o da Peygamber (s.a.a)’den
nakletmiştir ki şöyle buyurdu: “Ben Kevser
havuzunun başında sizleri göreceğim. Sizlerden
bir gurubu benim yanımdan geçirecekler... (ateşe
doğru sürükleyecekler) “Ey Allah’ım, bunlar
benim ashabımdır” diyeceğim. Yüce Allah cevapta
buyuracak: Ama bunların senden sonra ne
yaptıklarını bilmiyorsun!”
Bu manada
Ehl-i Sünnet’in hadis kitaplarında, sıhah, sünen
ve müsnetlerde olmak üzere, birçok hadis
nakledilmiştir.
Harezmi’nin
Hadisi:
Harezmi “Menakıp’’da
Ebu Ya’la’dan ve o da Peygamber (s.a.a)’den
şöyle naklediyor: “Benden hemen sonra ümmetimin
arasında bir fitne ortaya çıkacaktır. Siz o
zaman Ali bin Ebi Talib’in yanında olun; çünkü o
hak ile batılı birbirinden ayırandır.’’
İbn-i
Asakir'in Hadisi:
İbn-i Asakir
sahih bir senetle İbn-i Abbas’tan şöyle
naklediyor: “Ben, Peygamber (s.a.a) ve Ali (a.s)
Medine sokaklarından geçiyorduk ki Medine
bağlarına yetiştik. Bu sırada Ali (a.s) buyurdu:
Ey Allah’ın Resulü ne kadar güzel bir bağ!
Peygamber buyurdu: Senin cennetteki bağın bundan
da güzel. Sonra hazret Ali (a.s)’nin baş ve
sakallarını göstererek ağlamaya başladı...
Ali (a.s): “Sizi ağlatan şey nedir?’’
diye sordu. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:
Beni ağlatan bu kavmin sana karşı olan
kinleridir; onlar bu kinlerini benim vefatımdan
önce açığa vurmayacaklardır."
İbn-i
Esir’in rivayeti:
Peygamber (s.a.a)’in
hizmetkarlarından biri olan Ebu Muhaybe şöyle
anlatıyor: “Peygamber beni uykudan uyandırarak
buyurdu ki: “Bana ’Baki Ehli’ne bağışlanma
talebinde bulunmam emredilmiştir. Sen de benimle
gel.” O diyor ki: Peygamberle birlikte
Baki’ye gittik. Peygamber (s.a.a): “Baki Ehli’’ne
selam verdikten sonra buyurdu ki: “Eriştiğiniz
bu durum size kutlu olsun! Fitneler karanlık
akşam parçaları gibi yakındır...” Ravi şöyle
devam ediyor: Bu arada Peygamber (s.a.a) Baki
ehli için bağışlanma talebinde bulundu ve
Medine’ye geri döndü. O andan itibaren Peygamber
(s.a.a)’in hastalığı başladı ve aynı hastalıkla
dünyadan rıhlet ettiler."
Buraya kadar Allah'ın razı
olduğu kimselerin gaybdan haberdar olabileceğini
anlamış olduk. Ayette bu razı olduğu kimsenin
Resul olduğu vurgulanmaktadır. Şimdi soru şu:
Acaba imamların gayb ilmi bildiklerini nasıl
ispat edeceğiz? Bunun cevabını hadislerden
öğrenmekteyiz. Ehl-i Beyt'ten nakledilen
hadislerde bu şöyle izah edilmiştir: Gaybı ancak
Allah Peygamber'ine bildirir, Peygamber ise bunu
kendi vasilerine bildirir. Bu iki türlü
düşünülebilir: Bir kısmı detaylarına kadar
bildirilen bilgiler ve haberlerdir; diğer kısmı
ise gaybî bilgileri ve haberleri elde etmek için
verilen bazı anahtar bilgiler ki bunları
kullanarak imamlar, bir takım olaylar ve gaybi
durumlardan haberdar olabiliyorlar. Burada örnek
olarak iki hadisi nakletmekle yetiniyoruz:
1- Hz. Emir-ül Mu'minin
Ali (a.s) Cemel savaşından sonra Basra'da
okuduğu bir hutbede, gelecekte vuku bulacak bazı
olaylardan haber verince, yanındakilerden birisi
"Ya Emir-el Mu'minin, size gayb ilmi mi
verilmiştir?" diye sorunca, Hz. Ali (a.s) şöyle
buyurdu: "Bu gayb ilmi değildir; (bu) ilmi
bilenden öğrenilen bir şeydir..." (Nehc-ül
Belağa, Hutbe: 124)
2- Yahya b. Abdillah b.
Hasan İmam Bakır'a (a.s) şöyle dedi: "Canım sana
feda olsun, insanlardan bazıları sizin gayb ilmi
bildiğinize inanıyor (bu doğru mu?) İmam (a.s)
şöyle cevap verdi: "Hayır Allah'a and olsun ki
bu (verdiğimiz gaybi bilgiler), Resulullah'tan
ulaşan bir mirastır (bize)." (Emali-i Mufid,
S.14)