Bismillahirrahmanirrahim
Soru 419:
Hocam, Cemel ve Sıffin savaşından bahsettiğimizde
ve İmam Ali'nin karşısına kılıçla dikilenleri
eleştirdiğimizde, her iki taraftan ölenlerin de
şehid olduğunu ve buna da delil olarak Hucurat
suresi 9. ayeti getiriyorlar:
"Eğer
müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa,
aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa,
Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran
tarafla savaşın. Eğer dönerse artık aralarını
adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın.
Şüphesiz ki Allah, âdil davrananları sever."
Yani demek
istediğim, ayette bahsedildiği gibi Cemel ve
Sıffin savaşlarında her iki tarafta mümin miydi?
Ya da savaşmadan önce mümindiler de haksızlık
yapan taraf sonradan mürted mi olmuş oldu? Bu
ayeti nasıl anlamalıyız?
Cevap 419:
Muhterem kardeşim, Hucurat, 9. ayette bahsedilen,
mu'minlerden iki taife arasında çıkan ihtilaf ve
çekişmedir. Cemel ve Sıffin savaşları ise meşru
İmam ve halifeye karşı yapılan bir isyan
hareketidir. Dolayısıyla ikisi birbirinden tamamen
farklı şeylerdir.
Aslında bunu
söyleyen kimselerin kendisi bizzat çifte standart
uyguluyorlar. Çünkü Cemel ve Sıffin'de Hz. İmam
Ali'ye karşı savaşanları mazur görüp hatta
ölülerini şehid olarak nitelendirmelerine rağmen,
3. Halife'ye karşı isyan edenleri kafir veya ena
zından fasık ve facir olarak
nitelendirmektedirler! Oysa onlar da bu ümmetten
birileriydi ve içlerinde birçok sahabi bile
bulunuyordu.
Kaldı ki
faraza söylenen şeyi kabul etsek dahi, yine de iki
tarafın da ölülerine şehid demek mümkün değildir.
Herhalükarda birisi haklı, diğeri haksızdır.
Dolayısıyla haklı olan tarafın ölüleri şehid, ama
haksız olan tarafın ölüleri özellikle savaşa
rağmen hakka rucu etmeseler mürted sayılmasalar da
en azından fasık ve günahkardırlar. Tıpkı
birisinin evine baskın yapıp, ev sahibinin canına,
malına, namusuna zarar vermek isteyen kimseye
karşı mücadele eden bir kimse gibi. Eğer böyle bir
durum olursa ve ev sahibi kendini savunmaya kalkar
ve iki taraftan da adam ölürse, her iki tarafa da
şehid denilebilir mi?
Soru:
Peki ayette geçen iki taraftan kasıt nedir?
Cevap:
Muhterem kardeşim, iki taraftan maksat,
mu'minlerden iki grubun bazı şahsi ihtilaflarından
dolayı birbirleriyle sürtüşmesidir. Yoksa
tarafların birisi ümmetin meşru halife ver imamı
ve onun taraftarları olursa onun hükmü ayrıdır.
Zaten ayetin nüzul sebebi de bu ihtilafın
hâkimiyet kavgası olmadığını gösteriyor. Sebeb-i
Nüzul hakkında iki rivayet var; birisi şudur ki
Medine'nin iki meşhur kabilesi "Evs ve Hazrec"
arasında bir ihtilaf çıktı. Eskiden kalma ihtilaf
ve kinler kabardı ve buldukları sopalarla,
ayakkabılarla birbirlerine girdiler. Bunun üzerine
ayet nazil oldu ve müslümanların böyle durumlarda
nasıl bir tavır takınmaları gerektiği öğretti.
(Mecmeü'l-Beyan Tefsiri, c.9, s.132)
Bir diğer
rivayette şöyle geçer: "Ensardan iki kişi arasında
bir konuda ihtilaf çıktı. Onlardan birisi diğerine
dedi ki: "Ben zorla da olsa hakkımı senden
alacağım. Çünkü benim kabilemin nüfusu seninkinden
daha fazladır. Diğeri ise olayı Resulullah'a
götürelim. O ne derse o olsun dedi; ama öteki
kabul etmedi. Böylece ihtilaf büyüdü ve her iki
kabileden insanlar sopalar, ayakkabılar, hatta
kılıçlarla birbirlerine saldırdı. Bunun üzerine
söz konusu ayet inerek müslümanların bu konuda ne
yapmaları gerektiğini onlara öğretti." (Kurtubi
Tefsiri, c.9, 6136)
Esasen ayette geçen iki taifeden birisi meşru imam
ve halifenin cephesi olsa da bu ayetin kapsamına
girer dersek, bu, bizzat Ehl-i Sünnet'in
kabullerine de aykırı olur. Çünkü Ehl-i Sünnet de
bu hadisi kabul etmektedir ki "Zamanın meşru
halife ve imamına biat etmeden ölen kimse
cahiliyet ölümüyle ölmüş olur." Bu hadisi kabul
eden bir kimse, ümmetin icma ve ittifakla seçtiği
yegâne halifeye biat etmeyen veya ettiği biati
bozup ona karşı isyan bayrağı açan bir kimseyi
nasıl mazur görür ve daha da ötesi bu biatsizlik
üzerine ölen kimseleri nasıl şehid olarak kabul
eder? Şahsen ben anlamakta güçlük çekiyorum. Siz
anlıyorsanız buyurun izah edin biz de anlayalım
inşaallah.
|