Advertisement

KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Soru ve Cevaplar

 

Bugün :  

Sık Kullanılanlara Ekle

 

Başlangıç Sayfası Yapın

 
 

Soru 415: Ahzab suresi 33. ayette "Ey Ehlibeyt…" diye başlayan ayetteki hitabın kime yapıldığı konusunda yaptığım bir araştırmada Arapçaya hakim insanların yaptığı ortak yorumu buraya kopyalamak istiyorum; bu konudaki sizin yorumunuz nedir?

"Burada "anküm"ün gelmesi Hz. Peygamber'in evin başında olmasındandır; ev reisi
olarak Ehlibeyt'in başında olmasındandır. Yoksa ayetin muhatabı sadece Hz. Fatma, Hüzeyin Hasan ve Ali r.anhum değildir. Zira Hud suresinde de Hz. İbrahim'in hanımlarına hitap edilirken de aynı şekilde bir hitab vardır; halbuki ayetin kast ettiği erkek değildir! Zaten önceki ve sonraki ayete baktığın zaman da bu tamamen netliğe kavuşur…"

Bismillahirrahmanirrahim

 Cevap 415: Muhterem kardeşim, bahsedilen iki ayetin arasında yapılan benzetme, son derece yersiz ve hatalı benzetmedir.

Bu yanlışı fark etmeniz için aşağıdaki hususlara dikkat etmeniz gerekir:

Hud Suresindeki ayetlerde Meleklerin Hz. İbrahim'e gelmeleri ve ona evlat müjdesi vermeleri, Hz. İbrahim'in onlara ikram ve ziyafetinden, yemek yemediklerinde şaşırıp kaygılanması ve bilahare meleklerin kendilerini tanıtması ve onlara evlat müjdesi vermesi, ardından ayakta duran eşinin buna şaşırıp gülmesi ve hem kendisinin, hem de eşinin ihtiyar olmalarından dolayı bunun nasıl olacağını merak etmesi, onların da "Allah'ın işine mi şaşırıyorsun, Allah'ın rahmet ve bereketleri siz Ehlibeyt'in üzerinedir. " Dolayısıyla şaşırmanıza gerek yoktur dediklerinden bahsediyor. Hud suresinin 69 ila 76. ayetlerine kadar okunduğunda, ayetlerin içeriğinin hem Hz. İbrahim, hem de eşiyle alakalı olduğu açık bir şekilde görülür. Dolayısıyla da Ehlibeyt hitabı her ikisini kapsıyor ve elbette Hz. İbrahim'in ev reisi olması hasebiyle zamir müzekker getirilmiştir.

Oysa Ahzap suresinde geçen ayetlerdeki hitaplar sadece Resulullah'ın eşleriyle alakalıdır, zaten konuyla alakalı ayetlerin başlangıcında "Ey Peygamberin eşleri" hitabıyla bunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Ayrıca ayetler baştan sona, (içinde Ehlibeyt kavramının geçtiği cümle hariç) hepsi Resulullah'ın eşlerine uyarı niteliği taşımaktadır; dolayısıyla da Resulullah'ın kendisiyle hiçbir alakası yoktur. Bu yüzden de zamirin Resulullah'tan ötürü müzekker yapılmasının hiçbir mantığı yoktur.

Kaldı ki eğer gerçekten bu ayette Ehl-i Sünnet'in iddiasına göre Ehlibeyt'ten Resulullah'ın eşleri kastedilmiş olsaydı, o zaman daha önceki ve daha sonraki ayetlerde de Ehlibeyt tabirinin kullanılması daha mantıklı olmaz mıydı? Önceki altı ayette hep "Peygamberin eşleri" tabiri kullanılacak, sonra ortada onlara "Ehlibeyt" diyecek, ardından tekrar zamiri müennesleştirip "Eşler" diyecek; Allah aşkına bunun makul ve mantıklı bir izahı olabilir mi? Siz buyurun biz de istifade edelim.

Sonra önceki ayetlerde, hep onları uyarıp, sonra ortada "Ehlibeyt" tabirini kullanarak onların temizliğine yönelik ilahi iradeyi ortaya koyarak onları övmenin, ardından tekrar dönüp zamiri müennesleştirerek uyarı emirlerine devam etmenin bir mantığı ve makul izahı olabilir mi?

Ehli Sünnet'in bu ayetin tefsirindeki bir başka açık çelişkisi şudur:

Bir taraftan Ehlibeyt'ten maksadın Resulullah'ın eşleri olduğunu söylüyor ve buna siyak ve sibakı gerekçe gösteriyorlar, diğer taraftan, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in de Ehlibeyt'ten olduğunu kabul ediyorlar. Oysa bahsettikleri siyak ve sibak deliline göre onlar Ehlibeyt'ten sayılmamalıdırlar; zira esasen Sünni tefsire göre ayetlerde onların bahsi bile geçmemektedir.  Peki, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyn'i de neye dayanarak Ehlibeyt kavramına dahil ediyorsunuz dendiğinde, onların da dahil olduğunu hadisler kanalıyla anlıyoruz diyorlar.

İşte çelişki tam burada bariz bir şekilde ortaya çıkıyor. Çünkü ya hadisi işe katmayacaksın, (o zaman da ümmetin ittifakla Ehlibeyt'ten olduğunu kabul ettiği Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i Ehlibeyt'ten saymamalısın); ya da hadisi de işe katacaksın, o zaman da Ehl-i Sünnet'in iddiasının tam tersi bir durum ortaya çıkar. Zira Sünni kaynaklarda da tevatür denebilecek derecede nakledilen "Kisa Hadisi" onların iddiasının tam aksine Resulullah'ın eşlerinin Ehlibeyt'ten olmadığını ortaya koyuyor. Zira Allah Resulü "Aba"sının altına topladığı Ehlibeyt'in yanına Ümm-ü Seleme annemizi kabul etmeyerek eşlerinin Ehlibeyt kavramı altına girmediğini hem sözlü, hem de ameli olarak ortaya koymuştur.

 

 
Site içi Arama


 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız |
Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  Îletişim için |

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de  'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM