 |
Bismillahirrahmanirrahim
Soru 410:
"Şia'ya göre mezkûr şartlara sahip olan bir
müçtehit, Hz. İmam Mehdi (s.a)'in gaybet
zamanındaki naibidir. Bu nedenle müçtehit fetva ve
kazavet (kadılık) makamlarına sahip olmanın yanı
sıra müslümanların velayeti (yönetimi) de onun
hakkıdır. Onu reddeden birisi İmam'ın kendisini
reddetmiş gibi olur." Bu cümlenin ne demek
istediğini anlamadım izah eder misiniz?
Cevap:
Muhterem kardeşim, Kur'an'a göre velayet hakkı
asaleten, Allah'a ve Allah'ın bu hakkı kendilerine
tanıdığı kimselere aittir. (Maide, 55). Gaybet
zamanında ise velayet hakkına sahip olan masum
İmama direk ulaşma imkânı olmadığı için, velayet
vekâleten şartlara haiz müctehidlere intikal eder.
Dolayısıyla onları reddeden İmamı reddetmiş
sayılır. İmamı redden Resulullah'ı ve Resululalh'ı
reddeden Allah'ı reddetmiş olur. Çünkü bu vekâlet
ve niyabet İmam kanalıyla sabittir. Yani gaybet
zamanında müctehide itaat etmeyi bize emreden
masum imamdır. Elbette eğer bir müctehidin bir
konuda hata yaptığı yüzde yüz bir kimse için sabit
olursa, o başka. Orada itaat zorunluluğu yoktur,
hatta caiz değildir. Ama böyle olmadığı yerlerde
veya böyle olmadığı kesin belli olmayan yerlerde
itaat farzdır.
|
 |