Advertisement

KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Soru ve Cevaplar

 

Bugün :  

Sık Kullanılanlara Ekle

 

Başlangıç Sayfası Yapın

 
 

Bismillahirrahmanirrahim

 

Soru 393: Muhterem hocam, Şia Maide suresinin 55. ayetinde "Sizin veliniz… ve rüku halinde zekat veren mu'minlerdir" şeklinde mana ediyor. Oysa bazıları ruku kelimesinin burada teslimiyet anlamına geldiğini ve dolayısıyla ayeti "gönülden rıza göstererek, Allah'a kalben teslim olarak zekâtını verirler" şeklinde tercüme ediyorlar. Bunu nasıl cevaplayabiliriz?

Bir de Şura suresinin 23. ayetinde "Kurba" kelimesini bazıları bildiğimiz Ehlibeyt değil, başka manalara yorumluyorlar. Örneğin her kesin kendi akrabalarını sevmesi veya Allah'a yakınlık gibi… Bunu nasıl cevaplamamız gerekir?

 

Cevap: Velayet ayetindeki "ve hum rakiun (ruku eder halde iken)" kelimesini, "gönülden rıza göstererek, Allah'a kalben teslim olarak zekâtını verirler" mana vermek yanlıştır çünkü:

a. Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'ten ulaşan onlarca hadiste ki bu hadisler manen mütevatir sayılacak derecede çoktur bu ayetin Hz. Ali (a.s) hakkında nazil olduğunu nakletmişlerdir. Buna göre ayeti başka türlü mana etmek nassa karşı yorum sayılır ve batıldır. Bu tür hadisleri incelemek için Şia'dan Mecme'ul-Beyan, Es-Safi, Et-Tibyan, El-Burhan,  El-Mizan vb. tefsirlere müracaat edebilirsiniz. Ayrıca Usul-i Kafi gibi temel hadis kitaplarında da bu konuyu açıklayan Ehli- Beyt imamlarından gelmiş sahih senetli hadisler mevcuttur. Konu uzamasın diye biz bunları nakletmiyoruz. Ehl-i Sünnet'e ait tefsir ve hadis kitaplarında bu ayetin Hz. Ali (a.s)'ın yüzüğünü Allah yolunda fakire sadaka olarak rükû halinde vermesi üzerine Hz. Ali hakkında nazil olduğuna dair onlarca hadis vardır. Bunun için örneğin şu kitaplara muracaat edebilirsiniz: Zimahşeri, Kurtubi, Fahri Razi, Taberi, Suyuti ve İbn-i Kesir'in ve diğerlerinin tefsir kitaplarına ve Teberani'nin El-Evsat'ine, Muttaki'nin Kenzu'l-Ummal ve Vahidi'nin Esbabu'n-Nuzul'una, Heysemi'nin Mecme'ine ve diğer kaynaklara müracaat edebilirsiniz.

b. Rakiun rüku kökündendir ve rüku Kur'an ve hadislerde hiçbir zaman "gönülden rıza göstererek, Allah'a kalben teslim olmak anlamına kullanılmamıştır." Sürekli vücudun Allah karşısında bükülmesi, eğilmesi anlamına kullanılmıştır. Gönülden rıza göstermek ve teslimiyet anlamını ifade etmek için Kur'an'da kullanılan tabir "huşu" ve "huzu"dur. Dolayısıyla rükû kelimesine sizin işaret ettiğiniz anlamı vermek Arapça dili açısından ve Kur'an'daki kullanımı yönünden hatalıdır. Bazı mutaassıp kimselerde görüldüğü gibi ayeti "Onlar rükû ederler" diye mana etmek, yani "cümle-i Hailiyeyi", "Cümle-i Müstenife"ye çevirmek ise manayı tamamen bayağılaştırarak bozar; çünkü rakiun kelimesin başında önceden bilinen bir özelliğin bunlara tahsisini ifade etmeğe yarayacak bir elif ve lam olmadığı için bu kelimede muhatabın bilmediği bir mananın yer alması gerekir; oysa böyle bir şey yoktur ve olmadığı için de bu ifadeyi bir yeni habermiş gibi kullanmak ifade açısından önemli bir zaaf sayılır; oysa Allah'ın kelamı her türlü zaaftan munezzehtir. 

c. Ayetin başında yer alan "İnnema" yalnız anlamına gelir ve bu da ayette açıklanan makamın özel kimse veya kimselere ait olduğunu açıklar; oysa bu anlama göre bu tahsisin yeri kalmaz. Bu tahsisten maksat mutlak değil, göreceli ve nisbi bir tahsis anlamı çıktığını söylemek, ayetin zahiriyle çelişir; üstelik ayette mutlak bir velayetten söz edilmiştir; yani Allah ve Peygamber'e sabit olan mutlak velayetin aynen üçüncü şıkta açıklanan kimse veya kimselere de sabit olduğu bildirilmiştir Bellidir ki mutlak velayet yalnız masum insanlar için sabit olabilir; aksı takdirde bu, dinin bozulmasına ve hakkın batıla dönüşmesine yol açar.

2. Meveddet ayetine gelince, bu ayetteki yakınlardan maksat Peygamber'in yakınları yanı Ehl-i Beyt'tir. Başka manalar yanlıştır. Çünkü:

a. Bu konuda Peygamber'den nakledilen bir çok hadis bu ayetin Ehl-i Beyt hakkında nazil olduğunu açıklamaktadır. Ve Ehl-i Beyt imamlarından örneğin Hz. Hasan (a.s) ve İmam Zeynelabidin (a.s)'dan ve diğer İmamlardan nakledilen hadislerde de bu ayetten maksadın Ehl-i Beyt olduğu açıklanmıştır.

Bu hususta Ehl-i Sünnet tarikiyle nakledilen bir hadis şöyledir: "Ahmed b. Henbel Musned'inde Said b. Cubeyr'den o da İbn-i Abbas'tan şöyle naklediyor: Meveddet ayeti nazil olduğunda (ashap): "Ya Resulullah sevgilerini bize farz kıldığın yakınların kimlerdir?" Peygamber (s.a.a.): "Ali, Fatıma, Hasan ve Huseyn'dir." (Gayet'ul-Meram, S.306, hadis1.)

Eğer ayeti başka türlü mana edersek Kur'an'ı anlamada Peygamber ve Ehl-i Beyt'inden ayrılmış oluruz. Oysaki Kur'an ve Peygamber ve Kur'an ve Ehl-i Beyt birbirinden ayrılmazlar ve bu, yerinde delilleriyle ispatlanmış bir husustur.

b. Bu ayetin Ehl-i Beyt'in sevgisi hakkında olduğunu, Ehl-i Beyt'in sevgisini emreden onlarca hadis desteklemektedir: Örneğin Keşşaf kendi tefsirinde bu ayetin tefsirinde şu hadisi nakletmektedir:

Peygamber (s.a.a.) buyurdular: "Kim Al-i Muhammed'in (Ehl-i Beyt'in) sevgisiyle dünyadan giderse şehit dünyadan gitmiştir. Bilin ki herkes Al-i Muhammed'in (Ehl-i Beyt'in) sevgisiyle dünyadan gitse, imanı kâmil olan mümin olarak dünyadan gitmiştir. Bilin ki her kes Al-i Muhammed'in (Ehl-i Beyt'in) sevgisiyle dünyadan gitse, ölüm meleği ona cenneti müjdeler. Bilin ki herkes Al-i Muhammed'in (Ehl-i Beyt'in) düşmanı olarak dünyadan gitse kâfir olarak dünyadan gitmiştir. (Keşşaf Tefsiri c.4, s.120-121)

d. Herkesin kendi yakınlarını sevmesi gibi genel bir anlam ayete verilse, o zaman ayette anlam bozukluğu meydana gelir; çünkü insanın kendi akrabalarına sevgi beslemesinin Peygamber'in risaleti (Peygamberliği) için bir mükafat sayılması bu ikisi arasında mantık yönünden bir ilişkinin olmasına bağlıdır; oysa bu ikisi arasında hiçbir ilişki yoktur. Ayeti Allah'a yakınlık olarak da mana etmek yanlıştır. Çünkü Kurba kelimesi Kur'an'da yalnızca akraba ve yakınlar anlamına gelmiştir. Allah'a yakınlık anlamına değil.

 

 

 
Site içi Arama


 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız |
Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  Îletişim için |

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de  'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM