Bismillahirrahmanirrahim
Soru-39:
Nehc-ül Belağa, 2. bölüm 307. shf.a. Abdülbaki
Gölpınarlı Hz. Ali (r.a) 3. Halife'nin seçimi
Allah'ın rızası demiş; sizler Nehc-ül Belağa'ya
bile aldırmıyorsunuz. Ebu Zehra'nın mezhepler
tarihinde Hz. Cafer Sadık "Ben Rafizilerden
beriyim" demiştir. Evet şiiler! Kendi
eserlerinizden çürüdünüz. Ömer Faruk..
Cevap-39: Sayın Ömer
Faruk isimli şahıs, biz Nehc-ül Belağa'nın
Gölpınarlı tercümesinin belirttiğiniz sayfasına
baktık. Orada "Hz. Ali'nin Osman'ın hilafetinin
Allah'ın rızasına uygun gördüğüne dair, ne bir
lafız, ne de çıkarılacak öyle bir mana mevcuttur.
Ama siz İlla da başkalarını (daha doğrusu
kendinizi) kandırmak için öyle bir mana çıkarmaya
çalışıyorsanız, sizi bu mutluluğunuzla baş başa
bırakıyoruz; devam edin; ama lütfen burayı da
boşuna işgal etmeyin. Bizim "Ebu Zöhre"nin Sünni
bir yazar olduğunu bilmeyecek kadar bilgisiz olup
bize onun kitabından Şia kaynağı diye alıntı yapıp
aklınca bizi çürüttüğünü sanan birisiyle konuşacak
bir şeyimiz yoktur. Önceki yazımızda belirttiğimiz
hususların da hiç birisine cevap vermemişsiniz.
Olsun canınız sağ olsun. Ama hiç değilse bari
rahatsız etmeyin. Fakat buraya yazdığın yazıdan
bazıları yanılmasınlar diye size "Sorular Ve
Cevaplar" bölümünden okumanızı tavsiye ettiğim,
ama okuduğunuzu veya okuyup da aklettiğinizi
zannetmediğim, Nehc-ül Belağa'dan hilafet ve
halifelerle ilgili Hz. Ali'nin sözlerinden bazı
pasajları, burada hiçbir yorum getirmeden
okuyucularımızın dikkatine sunuyor ve kararı
onların hür vicdanına Ve İslami insaflarına
bırakıyoruz. Bu tür konuları merak eden
kardeşlerimizden Allah rızası için "Sorular Ve
Cevaplar" bölümündeki yazıları dikkatlice gözden
geçirmelerini tavsiye ediyoruz. Doğruları olduğu
gibi öğrenme çabasında olan her kesin üzerine
Allah'ın selam, rahmet, lütuf ve bereketi olsun.
Amin!
Hz Ali (a.s)
Nehc-ül Belağa'nın "Şıkşıkıye Hutbesi" diye meşhur
olan 3. hutbesinde Resulullah'tan sonraki olaylara
değinmiş ve takındığı tavır hakkında şöyle
buyurmuştur:
"Andolsun
Allah'a ki Ebu Kuhafe‘nin oğlu, o (hilafeti) bir
gömlek gibi giyindi; oysa daha iyi bilirdi o, ben
hilâfete nispetle değirmen taşının mili gibiydim;
hilâfet benim çevremde dönerdi; sel benden akardı;
hiçbir kuş, benim (zirveme) çıkamazdı. Hilâfetle
arama bir perde çektim; onu koltuğumdan silkip
attım. Düşündüm; kesilmiş elimle hamle mi edeyim;
yoksa bu kapkaranlık körlüğe sabır mı edeyim? Hem
de öylesine bir körlük ki ihtiyarları tamamıyla
yıpratır; çocuğu kocaltır; inanan da Rabbine
ulaşıncaya dek bu zulmette zahmet çeker.
Gördüm ki
sabretmek daha doğru; sabrettim; ettim ama gözümde
diken, boğazımda kemik vardı; mirâsımın
yağmalandığını görüyordum..." (Resulullah sonrası
olaylara ışık tutan bu hutbenin tamamını Nehc-ül
Belağa'da okumanızı tavsiye ediyorum.
Nehc-ül
Belâğa'nın 26. hutbesinin bir bölümünde ise şöyle
buyuruyor:
"Gördüm ki
Ehl-i Beytim'den başka yardımcım yok, onları ölüme
sürmedim; çerçöpe karşı gözümü yumdum; boğazıma
oturan şerbeti yuttum; öfkemi yendim; zakkumdan da
acı olan o mihnete dayandım."
Ehl-i Sünnet'in
Mutezilî âlimlerinden İbn-i Ebi-l Hadid, Nehc-ül
Belağa'nın 119. hutbesinin şerhinde Abdullah İbn-i
Cünâde'den şöyle naklediyor:
"Hz. Ali'nin
hilafetinin ilk günlerinde ben Hicaz'da
bulunuyordum ve İrak'a gitmeğe niyetliydim.
Mekke'de umre yaptıktan sonra Medine'ye geldim.
Mescid-ün Nebi'ye girdiğimde insanlar namaz için
toplanmışlardı. O sırada Hz. Ali kılıcını kuşanmış
vaziyette çıka geldi ve toplanmış camaate hutbe
okudu. O hutbesinde Allah'a hamd u senâ ve
Resulullah'a salât u selamdan sonra şöyle buyurdu:
"Resulullah'ın vefatından sonra biz Ehl-i Beyt,
ümmetin bizim hakkımıza tamah edeceğine inanmazdık;
ama beklemediğimiz oldu; hakkımızı gasbedip bizi
pazar ehlinin yerine koydular; bizden nice gözler
ağladı; nice sıkıntılar meydana geldi. Allah'a
andolsun ki eğer Müslümanların bölünüp parçalanma
korkusu, küfrün geri dönme ve dinin yok olma
korkusu olmasaydı, biz onlara karşı başka türlü
davranırdık!..."
Yine İbn-i
Ebi-l Hadid Kelbî'den şöyle nakletmektedir: Hz.
Ali, Talha ve Zübeyr'e karşı koymak için Basra'ya
hareket etmeden önce bir hutbe okuyarak şöyle
buyurdu: "Kureyş Allah Resulü'nden sonra bizim
hakkımızı elimizden alıp kendine tahsis etti. Ben
bütün bu sıkıntılara rağmen sabretmeği
Müslümanların bölünüp parçalanmalarından ve
kanlarının dökülmesinden daha evla gördüm; zira
insanlar İslâm'la daha yeni tanışmışlardı. Din en
ufak bir hareketle bozulan ve en yeteneksiz
birisinin hareketiyle bile ters yüz olan bir
tuluma benzer..."
Yine altı
kişilik meşhur şurada, Osman'ın halife
seçilmesinin ardından şöyle buyurmuştur:
"Mutlaka siz de
bilirsiniz ki ben, insanlar içerisinde ona (hilafete)
benden başkasından daha layık birisiyim; ama
andolsun Allah'a ki ben, sadece bana haksızlık
edilir, ama Müslümanların işleri yolunda olursa,
teslîm olurum (muhalefet etmem) ve bunu yaparken
de ecrini dileyerek, üstünlüğünü isteyerek yaparım;
sizin, dünyânın süsünü-püsünü,
özentisini-bezentisini istemenizdense çekinirim."
(Nehc-ül Belâğa, 73. Hutbe)
Malik-i Eşter'i
Mısır'a vâli tayin ettiğinde Mısırlılara yazdığı
mektubunda yine şöyle buyuruyor konu hakkında:
"(Hamd ü senâ
ve salât ü selâmdan sonra) gerçekten de noksan
sıfatlardan münezzeh olan Allah, Muhammed'i
âlemlere korkutucu, peygamberlere tanık olarak
gönderdi; Allah'ın salâtı ona ve soyuna olsun. O
göçünce Müslümanlar hilâfet husûsunda ayrılığa
düştüler. Birbirleriyle çekiştiler. Andolsun
Allah'a ki Arabın, bu işi, Peygamber'den sonra
Ehl-i Beyt'inden alacağını, benim halifeliğime
engel olacağını hatırıma bile getirmedim. Fakat
bir de baktım, gördüm ki halk, filân kişiye biat
etmekte; elimi çektim; sonunda insanların dinden
döndüklerini, Allah'ın salâtı ona ve soyuna olsun,
Muhammed'in dînini iptâle kalkıştıklarını, halkı
buna çağırdıklarını görünceye dek dayandım. Fakat
bu işe giriştikleri zaman, İslâm'a yardım etmezsem
onda bir gedik açılacağından, onun yıkılacağından
korktum; çünkü bu musibet bana, az bir gün sürecek,
sonra serap gibi yitip gidecek, yahut bulut gibi
dağılıp yitecek olan hilâfetten, size emir
olmaktan mahrum kalmaktan da daha büyük olacaktı."
(Nehc-ül Belâğa, 62. Mektup)
|