 |
Bismillahirrahmanirrahim
Soru 334:
Tüm müslüman alemi kıbleye dönmekte. Ancak Allah
kitabında buyurmamış mı; “Doğu da batı da
Allah’ındır; her nereye baksanız, onun nurunu
görürsünüz” diye. Kıbleden maksat Kabe-i Beytullah
ise, orası Hz. İbrahim'in yaptırdığı bir binadır.
Ancak gönülde bir Beytullah’tır; burayı da Hak
yapmıştır. Yani cemel cemale ibadet daha etkili
değimlidir?..
Cevap:
Muhterem, senin verdiğin ayetin bulunduğu
Kur'an'da ve aynı surede şu ayeti hiç görmedin mi?
"Doğrusu, biz, yüzünün semaya
yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp
durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnut olacağın
bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü
Mescid-i Haram'a doğru çevir. Siz de ey müminler,
nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru
çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da
kesinlikle bilirler ki, Rabblerinden gelen o emir
haktır. Ve Allah, onların yaptıklarından ve
yapmakta olduklarından gafil değildir. * Celâlim
için, sen o kitap verilmiş olanlara, bütün
delilleri de getirsen, yine de senin kıblene tabi
olmazlar, sen de onların kıblesine tabi olmazsın.
Zaten onlar da birbirlerinin kıblesine tabi
değiller. Celâlim hakkı için, sana gelen bunca
ilmin arkasından sen tutar da onların arzu ve
heveslerine uyacak olursan, o zaman hiç şüphesiz,
sen de zâlimlerden olursun." (Bakara, 144-145)
Gördüğün gibi Allah Resulünü ve
mu'minleri Mescid-i Harama dönmeye emretmektedir.
Senin verdiğin ayette verilmek istenen mesaj ise
farklıdır. Orada Yahudilere cevap verilmek
isteniyor. Çünkü Kıble Allah Tarafından içinde
Kabe'nin bulunduğu Beytü'l-Mukaddes'ten Mescid-i
Harama doğru değiştirildiğinde, Yahudiler
müslümanları rencide etmek ve onların inançlarını
sarsmak için, "Dediler ki bu nasıl bir iş? Eğer
önceki kıble doğru idiyse, yenisi yanlıştır. Eğer
yenisi doğruysa, eskisi yanlıştır. O halde siz her
halükarda yanlıştasınız.
Allah-u Teala ayeti indirerek
onların bu komplosunu yıktı ve her taraf Allah'a
aittir; dolayısıyla o nereye dönmemizi isterse,
uygun görürse, doğru olan odur, mesajını verdi.
Kabe'nin İbrahim tarafından
yapıldığını söylüyorsunuz. Sizin durumunuz,
"Namaza yaklaşmayın"ı görüp de “sarhoşken”i
görmeyenin misalidir sanki. Muhterem siz hiç
Kur'an okumadınız mı? Eğer okumadıysanız, neden
Kur'an'dan güya kendinize delil göstermeye
çalışıyorsunuz? Eğer okuduysanız, neden bu şekilde
konuşuyorsunuz? İbrahim (a.s)’ın Kabe’yi yaptığı
doğrudur. Ancak bunu kimin emriyle yapığını
bilmiyor musunuz?!
Allah-u Teala’nın Hz İbrahim, oğlu
İsmail ve onlarından yaptığı işen övgüyle
bahsettiği şu ayetleri hiç okumadınız mı?:
“Biz ta o zaman bu Beyt'i,
insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri
kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir
namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle
ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem
ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde
edenler için tertemiz tutun!"
“Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim,
burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a
ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla
rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki:
"küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz
nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına
uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!"
“Ve ne vakit ki İbrahim,
Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail
ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz,
bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin,
bilen sensin.”
“Ey bizim Rabbimiz, hem bizim
ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar
kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun
eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize
ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle
bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm
sensin.”
“Ey bizim Rabbimiz, bir de
onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki,
onlara senin âyetlerini tilavet eylesin,
kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini
ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin.
Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.”
(Bakara, 125-129)
Kaldı ki sizin söylediğinizle
bunların ne çelişkisi var? Elbette ki bir kimse,
işin sadece zahir boyutunu alıp, sadece eğilip
kalkarsa, ama kalben Hakka yönelmezse yaptığının
bir değeri yoktur. Ama ben kalple Allah’a
yöneliyorum. Dolayısıyla Kıbleye dönmeye, namaz
kılmaya vs. de ihtiyacım yoktur demek de açıktan
Allah’ın kitabına, Resulün sünnetine ve pak
Ehlibeyt imamlarımızın ibadet ve maneviyat
hayatlarına ters düşmüş olur. Allah’ı kimse
kandıramaz, kandırsa, kandırsa ancak kendini
kandırır….
|
 |