Advertisement

KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Soru ve Cevaplar

 

Bugün : 04 Nisan 125, Cuma 

Sık Kullanılanlara Ekle

 

Başlangıç Sayfası Yapın

 
 

Bismillahirrahmanirrahim

 

Soru 334: Tüm müslüman alemi kıbleye dönmekte. Ancak Allah kitabında buyurmamış mı; “Doğu da batı da Allah’ındır; her nereye baksanız, onun nurunu görürsünüz” diye. Kıbleden maksat Kabe-i Beytullah ise, orası Hz. İbrahim'in yaptırdığı bir binadır. Ancak gönülde bir Beytullah’tır; burayı da Hak yapmıştır. Yani cemel cemale ibadet daha etkili değimlidir?..

 

Cevap: Muhterem, senin verdiğin ayetin bulunduğu Kur'an'da ve aynı surede şu ayeti hiç görmedin mi?

 

"Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnut olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki, Rabblerinden gelen o emir haktır. Ve Allah, onların yaptıklarından ve yapmakta olduklarından gafil değildir. * Celâlim için, sen o kitap verilmiş olanlara, bütün delilleri de getirsen, yine de senin kıblene tabi olmazlar, sen de onların kıblesine tabi olmazsın. Zaten onlar da birbirlerinin kıblesine tabi değiller. Celâlim hakkı için, sana gelen bunca ilmin arkasından sen tutar da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan, o zaman hiç şüphesiz, sen de zâlimlerden olursun." (Bakara, 144-145)

 

Gördüğün gibi Allah Resulünü ve mu'minleri Mescid-i Harama dönmeye emretmektedir. Senin verdiğin ayette verilmek istenen mesaj ise farklıdır. Orada Yahudilere cevap verilmek isteniyor. Çünkü Kıble Allah Tarafından içinde Kabe'nin bulunduğu Beytü'l-Mukaddes'ten Mescid-i Harama doğru değiştirildiğinde, Yahudiler müslümanları rencide etmek ve onların inançlarını sarsmak için, "Dediler ki bu nasıl bir iş? Eğer önceki kıble doğru idiyse, yenisi yanlıştır. Eğer yenisi doğruysa, eskisi yanlıştır. O halde siz her halükarda yanlıştasınız.

Allah-u Teala ayeti indirerek onların bu komplosunu yıktı ve her taraf Allah'a aittir; dolayısıyla o nereye dönmemizi isterse, uygun görürse, doğru olan odur, mesajını verdi. 

 

Kabe'nin İbrahim tarafından yapıldığını söylüyorsunuz. Sizin durumunuz, "Namaza yaklaşmayın"ı görüp de “sarhoşken”i görmeyenin misalidir sanki. Muhterem siz hiç Kur'an okumadınız mı? Eğer okumadıysanız, neden Kur'an'dan güya kendinize delil göstermeye çalışıyorsunuz? Eğer okuduysanız, neden bu şekilde konuşuyorsunuz? İbrahim (a.s)’ın Kabe’yi yaptığı doğrudur. Ancak bunu kimin emriyle yapığını bilmiyor musunuz?!

Allah-u Teala’nın Hz İbrahim, oğlu İsmail ve onlarından yaptığı işen övgüyle bahsettiği şu ayetleri hiç okumadınız mı?:

 

“Biz ta o zaman bu Beyt'i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!"

 

“Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!"

 

“Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin.”

 

“Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin.”

“Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.” (Bakara, 125-129)

 

Kaldı ki sizin söylediğinizle bunların ne çelişkisi var? Elbette ki bir kimse, işin sadece zahir boyutunu alıp, sadece eğilip kalkarsa, ama kalben Hakka yönelmezse yaptığının bir değeri yoktur. Ama ben kalple Allah’a yöneliyorum. Dolayısıyla Kıbleye dönmeye, namaz kılmaya vs. de ihtiyacım yoktur demek de açıktan Allah’ın kitabına, Resulün sünnetine ve pak Ehlibeyt imamlarımızın ibadet ve maneviyat hayatlarına ters düşmüş olur. Allah’ı kimse kandıramaz, kandırsa, kandırsa ancak kendini kandırır….

 

    

 

 

 

 
Site içi Arama


 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız |
Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  Îletişim için |

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de  'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM