Bismillahirrahmanirrahim
Soru 307:
Tin suresinde emin beldeden bahsedilmektedir. Bu
emin belde olarak da özelde Kâbe genelde de Mekke
olduğuna inanılmaktadır. Resul (s.a.a) gelmeden
önce Kâbe'yi yıkmaya gelen Ebrehe ordusu helak
edilerek bu beldenin emin olduğu ispatlanmıştır.
Ancak Resul'ün (s.a.a) gelişinden bu güne kadar bu
beldenin pek de emin olduğu söylemez. Birincisi;
Kâbe'nin içi bir dönem putlarla doldurulmuştur.
İkincisi; sel baskınında Kâbe zarar görmüştür.
Üçüncüsü Resul ( s.a.a) Mekke'nin fethinde bazı
şahıslar için Kâbe'nin örtüsü altında dahi
görseniz öldürün buyurmuştur. Dördüncüsü; Emevi
ve Abbasilerin zalim halifeleri zamanında Kâbe
mancınıklarla taşlanmış ve mübarek duvarları zarar
görmüştür. Beşincisi; 1980 yılındaki Kâbe
baskınında onlarca insan Kâbe'ye sığınmasına
rağmen katledilebilmiştir. Bu durumda bu
toprakların eminliğinden nasıl söz edebiliriz ya
da bu emin belde olayını nasıl yorumlamalıyız?
Cevap:
Muhterem kardeşim, zahiren bu eminlikten maksat,
öyle olması gerektiğidir. Yani müslümanlar orayı
bir emin belde olarak görmeli ve oraya giren
kimseyi emanda bilmelidir. Nitekim tarih boyunca,
suçlu bile olsa Mescidü'l-Haram'a sığınanlara,
genelde dokunulmamıştır. Oradan çıkması için aç
susuz bırakılmıştır. Tabi Beni Ümeyye'nin
yaptıklarını istisna edersek.
|