Bismillahirrahmanirrahim
Soru-30:
Şura Suresindeki "Meveddet ayetini", "Benim ücretim yakın
akrabalarınızı sevmenizdir.", yani "Sılay-ı rahim
yapmanızdır." şeklinde anlayabilir miyiz?.
Cevap-30:
Aziz
kardeşim, bu manayı ayetten anlamak, bizce her
şeyden önce Allah ve Resulünü haşa basit bir durumu
düşürmektir. Zira Allah Resulü'nün 23 yıllık risaletine
karşılık olarak, o kadar önemli ve hayati şeyler dururken,
böyle basit ve önemsiz bir şeyin istenmesi nasıl
düşünülebilir?
Saniyen
ayetin şe'n-i nuzulünde nakledilen hadisler de yine açık bir
şekilde ayetteki akrabalardan maksadın, Resulullah'ın
yakınları ve Ehl-i Beyti olduğunu ortaya koymaktadır. İşte
bunlardan bazı örnekler:
1. İbn-i
Abbas'tan şöyle nakledilmiştir:
"Deki
buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum; istediğim tek
şey akrabaları sevmektir."
Ayeti indiğinde; Ashap:
"Ey
Allah'ın Resulü, sevgileri bize farz olan şu akrabaların
kimlerdir?"
diye sorduklarında, şöyle buyurdu:
"Ali,
Fatıma, ve onun iki çocuğu."
Fazail-üs Sahabe (İbn-i Hambel) C.2, S.669, Hadis: 1141 /
el- Mu'cem-ül Kebir (Tabarani) C.3, S.47 hadis: 2641/ el-
Keşşaf (Zımahşerî) C.3, s402/ ed-Dürrül mensur, C.7, S.348
2. Yine
İbn-i Abbas meveddet ayetindeki
"Yakınları
sevmek"
cümlesinin tefsirinde Resulullah'ın (s.a.a) şöyle
buyurduğunu nakletmiştir:
"Yani
beni Ehl-i Beyt'im hakkında koruyun ve onları benim için
sevin."
(Ed-Dürr-ül Mensur, C.7, S.348)
3. Cabir
bin Abdullah'tan şöyle rivayet edilmiştir:
"Bedevinin
biri Peygamber'in (s.a.a) yanına gelerek,
"Ey
Muhammed, İslam'ı bana sun (öğret) dedi."
Buyurdu:
"Allah'tan
başka ilah yoktur; tektir ve ortağı yoktur ve hiç şüphesiz
Muhammed onun kulu ve elçisidir, diye şehadet edersin."
Adam:
"Buna
karşılık benden bir ücret ister misin?"
deyince Allah Resulü:
"Hayır;
akrabaları sevmek hariç; buyurdu. Bu sefer
"Benim
akrabalarım mı senin ki mi?" diye sorunca cevabında: "Benim
akrabalarım."
buyurdu. Bunun üzerine adam şöyle dedi:
"Ver
(elini) sana biat edeyim; seni ve senin yakınlarını
sevmeyene Allah'ın laneti olsun."
Resulullah (s.a.a) da:
"Amin"
dedi. (Hilyet-ül Evliya, C.3, S.201, Kifayet üt-Talip,
S.90)
4. Said
Bin Cübeyir de,
"Yakınların
sevgisi"
cümlesini tefsir ederken:
"Maksat
Al-i Muhammed'in yakınlarıdır."
demiştir. (Sahh-i Buhari, C.4, S.1819, hadis: 4541Sünen-i
Tirmizi, C.5, S.377, hadis: 3251)
5. Hz.
Ali'nin (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Peygamberimizin
Ehl-i Beyt'ini daima sevin; zira bu Allah'ın sizin üzerinize
bir hakkıdır... Görmüyor musunuz Allah-u Teâlâ'nın ne
buyurduğunu:
"Deki
ben buna karşılık sizden akrabalarımın sevgisinin dışında
bir şey istemiyorum."
(Gurer-ul Hikem, Hadis no: 6169)
Bu
ayetin tefsirinde başka bazı görüşlerde ortaya atılmıştır ki
onların hepsi müfessirlerin şahsi görüşleridir ve her hangi
bir hadise, Nebevî açıklamaya dayanmıyor ve dikkat
edildiğinde görülecektir ki ayetteki ifadelerle bağdaşmıyor
ve bir çoğu da mantıken yanlıştır; sadece bir rivayette
İbn-i Abbas'ın bir görüşü olarak, "Kureyş'in bütün
boylarında olan akrabalar kast edilmiştir" deniyor. Bu görüş
ise tutarsızlığı ile birlikte, bununla bağdaşmayan ve
yukarıda zikrettiğimiz görüşü te'yid eden ve bizzat
Peygamber'den naklettiği İbn-i Abbas'ın iki hadisiyle
çelişmektedir ki onları yukarda naklettik. Böylece söz
konusu görüşün İbn-i Abbas'ın diline bağlandığı açıktır.
Bu konuda
daha geniş bilgi almak isteyen kardeşlerimiz Merhum Allame
Tabatabai'nin el-Mizan tefsirinde mezkur ayetin tefsirine
bakabilirler. Orada o merhum bütün bu görüşleri birer birer
naklederek güçlü delillerle çürütmüş ve bilahare
"
Kurba"
kelimesinden maksat
"
Ehl-i Beyt
"
olduğunu ortaya koymuştur.
|