Bisimillahirrahmanirrahim
Soru
- 287
Soru:
Alevilere bakış açınız nedir? Onu öğrenmek
istiyorum. Bilin ki Aleviler siz Ehlibeyt
dostlarının her zaman yanında yer almıştır.
Cevap:
Muhterem kardeşim, tarihte, zalim halifelere karşı
mücadele eden Ali evlatlarına (Peygamber
torunlarına) Alevi, yani Hz. Ali'ye mensup
kimseler) deniyordu. Ancak sonraları gitgide
(Özellikle Anadolu'da) Hz. Ali ve Ehlibeyt
taraftarı olan herkese bu isim söylenmeğe
başlanmıştır. Biz Alevi kardeşlerimiz arasında
cereyan eden bazı durumları (namaz kılmamak,
Ramazan orucu tutmamak vb.) tasvip etmesek de şuna
inanıyoruz ki asaleten bu kardeşlerimizin de
gerçekte On iki İmam şiası ve Caferi oldukları
kesindir ve bunun birçok emare ve kanıtı
mevcuttur. Bunun en önemlisi, onların da on iki
imamın hepsine inanmalarıdır. Oysa Şia grupları
arasında on iki imama inananlar, sadece Caferi ve
İsna Aşeriye veya on iki imam Şiası denen
kimselerdir. Ancak (başka bir fırsatta ele
alınması gereken) bir takım sebeplerden dolayı
maalesef bir ölçüde asıllarından uzaklaşmışlardır.
Ancak bu kardeşlerimizi Allah da biliyor ki canı
gönülden seviyoruz. Zira bir büyük âlimin de
söylediği gibi onları Ehlibeyt'in yetim evlatları
olarak görüyoruz ki zalimler asıllarından ve
kaynaklarından koparılmışlardır ve mevcut
durumlarının asıl suçlusu olarak onları değil,
yaptıkları akıl almaz zulüm, işkence, haksızlık ve
tahkirlerle onları bu günlere getiren Allah,
Peygamber ve Ehlibeyt düşmanı zalimleri ve
avenelerini görüyoruz.
Ama şunu
da söylememiz gerekir ki artık asıl Ehlibeyt
yolunu asıl kaynaklarından, senetli, sübutlu,
belge ve bilgiye dayanarak öğrenmenin zamanı
geldi. Allah geçmişlerimize rahmet estin. Onlar
ellerindeki kıt imkânlarla ancak bu kadar
koruyabildiler. Ama artık günümüzün imkânlarından
yararlanarak, kaynaklara, kitaplara inerek
Ehlibeyt'in nasıl yaşadıklarını, İslam
anlayışlarının nasıl olduğunu ve bunu nasıl
yaşadıklarını öğrenmeye gayret göstermemiz bir
zarurettir. Sadece Sineden sineye gelen ve sağlam
bilgi ve belgelere dayanmayan şeylerle yetinerek
Ehlibeyt yolunu anlamaya ve anlatmaya çalışmak
yetersiz ve bir ölçüde de yanlıştır. Asırlar
öncesinden hatta el yazmaları dünyanın en meşhur
kütüphanelerinde bulunan Ehlibeyt İmamlarına ait
eserler varken bunlardan bihaber kalmak bir
Ehlibeyt dostuna, bir Ali izleyicisine yakışık bir
durum değil. Örneğin Hz. Ali'nin (a.s) çeşitli
konulardaki sözlerini içeren Nehcü’l-Belağa
kitabından neden gafiliz? Allah rızası için bir
okuyalım, bu kitapta anlatılanlarla bizim mevcut
durumumuz ne kadar örtüşüyor?
Her
halükarda bu söylediklerime katılır veya
katılmazsınız, o sizin bileceğiniz iştir. Ama şunu
bilin ki sizler bizim can dostlarımız ve
kardeşlerimizsiniz. Rabbim bizleri doğrularda
buluştursun ve mazlum imamlarımızın hakkını ve hak
yollarını tanıyıp savunmada bizlere himmet ve
gayret nasip buyursun... Allah'a emanet olun. Ali
yaveriniz olsun inşaallah..
Soru:
Alevilik ve Şia hilafet konusunda Hz. Ali'ye
yapılan haksızlığı aynı şekilde kabul ederken
Aleviliğin ibadet konusunda Sünni inançtan farklı
olduğu kadar Şii inancından da farklı olduğunu
görüyoruz. Ramazan ayı orucunun 3 gün olduğunun
iddia edilmesi, Sünnilerin namazı yanlış
kıldıklarını iddia etmesi vb. şekle önem vermeyen
bir Alevi toplumunun üyesiyim. Bunlar hakkında ne
düşünüyorsunuz. Bu konuda beni aydınlatırsanız çok
sevinirim.
Ayrıca bir soru: Hayatta iken
cennet müjdesi verilen 10 kişinin doğruluğu nedir?
Cevap:
Muhterem kardeşim, adı ne olursa olsun, Kur'an'a
ve Ehlibeyt'e inanan kimselerin düşünce ve
amellerini Kur'an ve Ehlibeyt'e göre
şekillendirmeleri gerektiğini söylemeye bile gerek
görmüyoruz. Hepimiz dönüp kendimizi gözden
geçirmeli ve söz konusu kıstasa ne kadar uyup
uymadığımızı tespit etmeliyiz. İşte bu noktada
Kur'an ve Ehlibeyt buyruklarını en sağlam
kanallardan yeniden keşfetme zarureti önümüze
çıkmaktadır. Bu noktada ben size Türkçemize de
kazandırılan ve Hz. Ali'in (a.s) çeşitli sözlerini
içeren Nehcü'l-Belağa kitabını okumanızı tavsiye
ediyorum. Hep birlikte Hz. Ali ve diğer Ehlibeyt
İmamlarımız İslam’ı nasıl tanıtıyorlarsa, Kur'an'ı
nasıl yorumluyorlarsa, biz de öyle öğrenip, öyle
yaşayalım. Bundan daha mantıklı bir yol olabilir
mi sizce?
Hayatta iken cennetle müjdelenen
10 kişi hadisine gelince, bu hadis bizce
uydurmadır ve asla doğru olamaz. Bu konuda bir
araştırmamızı 93. sorunun cevabında
okuyabilirsiniz.
|