 |
Bismillahirrahmanirrahim
soru - 284
Soru:
Geçende elime bir yazı geçti;
yazıda on üç yaşında bir kız çocuğundan
bahsediyor. Kız çocuğu çaresiz bir hastalığa
tutulduğunu, doktorlar çaresinin olmadığını
söylemiş. Bilahare Hz. Hüseyin’in kız kardeşi Hz.
Zeyneb’i ziyaret etmiş ve orada uykuya dalmış. Hz.
Zeynep ağzına su dökerek Allah’ın izniyle şifa
bulacağını söylemiş ve bu olayı yazıp halka
dağıtmasını istemiş. O da öyle yapmış. Bir
tanesini fakir birisine vermiş, o da zenginleşmiş.
Bir tanesini umursamaz bir zengine vermiş, o da
önemsemediği için 13 gün sonra senedini kaybedip
fakirleşmiş. Birsisini bir memura vermiş, o da
önemsemediği için, 13 gün sonra hapse düşmüş.
Bilahare inanan her kes mutlu ve inanmayan perişan
olmuş. Ardından diyor ki kim bu yazıyı eline
ulaştıktan sonra, 13 defa yazıp da 13 kişiye
dağıtırsa, 13 gün sonra muradın erir. Kim de bunu
yapmazsa, 13 gün sonra felakete uğrar. Bu konuyu
nasıl değerlendirirsiniz acaba? Doğru olabilir mi?
Cevap:
Bu gibi yazılar, ne ilktir, ne de son olacaktır.
Bir gün bilmem kaç gün sonra kıyametin
kopacağından bahsederler ve her kesin yazıp
dağıtmasını isterler; bir gün.. bir gün... Ve
şimdi de bunu. İki şıktan hariç değildir. Ya bunu
yazanlar, kafalarınca insanları dine dindarlığa
sevk etme amacıyla bu senaryoları uyduruyorlar. Bu
gibi cehaletlerin örneği tarihte çoktur. Örneğin
Kur'an'daki surelerin her birisinin okunması için,
akıl almaz, büyük sevaplar vaad eden hadisler
nakleden birisine "Bunları nerden naklediyorsun,
neden başkalarının bundan haberi yoktur?" diye
sıkıştırdıklarında kendi uydurduğunu itiraf eden
şahıs, bu yanlış işini meşru göstermek için şöyle
demiştir: "Ben bunları Kur'an'ın lehine
uyduruyorum, aleyhine değil!!!" İşte cehaletin
bariz bir örneği. Bu tip yazılar da ya o
türdendir. Ya da sahtekâr ve din düşmanı
birilerinin, insanları, dine ve kutsallara karşı
soğutup, inançlarını sarsmak için gerçekleştirilen
sinsi oyunlardır. Şimdi, "Ya adam ne güzel şifa
bulduğunu, bilmem.. anlatıyor. İnanmayan bir
kimse bunu nasıl yapar?! Sonra olamaz mı böyle
şeyler yani?" denilebilir. Evet, işin aslı sadece
dikkate alınırsa, belki böyle düşünülebilir. Yine
bu tür şeyler Allah dostları için çok zor ve
olmayacak şeyler de değil. Buraya kadar mesele
yok. Ama bütün mesele yazının devamında ortaya
çıkmaktadır. Yani "Kim bunu on üç defa yazıp
dağıtırsa, on üç günün sonunda isteğine ulaşır,
kim de yazmazsa on üç günün sonunda felakete
uğrar" cümlelerinde. Bunun şer'i hiç bir
itibarının olmadığını az buçuk aklı çalışan her
kes anlar. Kaldı ki bunu gören duyan yüzlerce,
belki binlerce insan bu tehdide aldırmayıp bunu
yapmamış ve hiç bir şey de olmamıştır. Zaten bunu
uyduranların hedefi de budur. "Yazmasınlar ve bir
şey olmasın!!" Ve böylece bu tür inanışlara ve
kutsallara ve kısacası dine, imana olan inançları
sarsılsın. Her halükarda bu gibi şeylere itibar
etmemek lazım. Ben şimdi değil, on yıldan beridir,
bu senaryoyu, defalarca okumuşum, ama hiç bir
defasında yazmamışım ve Allah’ın izniyle hiç bir
şey de olmamıştır. Bu din akıl dinidir, mantık
dinidir, delil ve burhan dinidir. Sahtekârlıklara
ve cehaletlere izin vermeyelim; pirim
vermeyelim...
|
 |