Soru-224:
Hadislerde bazen filan işi yapanın ameli
kabul olmaz. Örneğin gıybet eden kimsenin orucu kabul olmaz.
Şarap içen kimsenin ameli kırk gün kabul olmaz vs.
denmektedir. Acaba bundan maksat nedir? Yani mesela gıybet
eden kimsenin orucu bozuluyor mu? Dolayısıyla kaza mı etmesi
gerekir?
Cevap-224: Amellerin
değişik şartları vardır; bunlardan bir kısmı sıhhat
şartlarıdır, bir kısmı kabul şartları, bir kısmı ise kemâl
şartları. Örneğin namazın sıhhat şartları abdestle
kılınması, vakit girdikten sonra kılınması, elbise ve
bedenin necis olmaması, kıbleye doğru kılınması, kılınan
yerin gasbî olmaması vs. fıkhî hükümlerdir. Namazın kabul
şartları günah işlenmemesi, teveccühle kılınması gibi
şeylerdir. Namazın kemâl şartları ise temiz elbiseyle
kılınması, beyaz elbiseyle kılınması, müstehap olan
zikirlerin söylenmesi, ilk vakitte kılınması gibi şeylerdir.
Şimdi namazını sıhhat
şartlarına uygun olarak kılan bir kimsenin namazı doğrudur
ve teklif boynundan kalkmıştır. Yani artık onu yeniden
kılması veya kaza etmesi gerekmez; hatta eğer kabul ve kemâl
şartlarına riayet etmese dahi. Ancak böyle bir namazdan
sevap almaz. Eğer kabul şartlarını riayet ederse, vazifeyi
ifayla birlikte sevap da alır. Bunun yanı sıra kemal
şartları dediğimiz şartları da ne kadar fazla yerine
getirirse o derce sevabı da artmış olur ve manevî dereceleri
yükselir. Oruç ve diğer amellerde de durum aynıdır.
Dolayısıyla eğer hadislerde filan işi yapan kimsenin ameli
kabul olamaz dendiğinde, bundan maksat o amelden sevap
alamayacağı ve manevi bir ilerlemenin söz konusu
olamayacağıdır; amelin temelli batıl olması ve yeniden
yerine getirilmesi veya kaza edilmesi gerektiği değildir.