Bismillahirrahmanirrahim
Soru-199:Tesbih
çekmenin faziletleri ve bunun kaynaklarını bana söyleyebilir
misin? Hz. Resulullah'ın (s.a.a) Hz. Fatıma'ya (a.s)
öğrettiğine dair kaynakları da. Yani kısacası tesbihin
kaynaklarla kısa tarihini bize yazarsanız memnun oluruz. Allah
sizden razı olsun.
Cevap-199:
Muhterem kardeşim, bu konuda önce Sünni kaynaklardaki
nakillerden örnekler verip ardından Şia kaynaklarına
geçeceğim:
1- Buhârî Hz.
Ali'den (a.s) naklediyor ki:
"Fatıma
(selam'ullahi aleyha) el değirmenini çevirmekten dolayı
rahatsız olmuştu. (O sıralarda) Resulullah'ın (salla'llâhu
aleyhi -ve alihi- ve sellem) yanına bir cariye getirmişlerdi.
Hz. Fatıma, Resulullah'ı görmek için evinden çıktı, ama onu
bulamadı. Aişe'yi görünce durumu ona anlattı. Resulullah
(salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem) geldiğinde Aişe,
Fatıma'nın geldiğini ona haber verdi. Bunun üzerine Peygamber
(salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem) bizim yanımıza
geldi. Biz bu sırada yatakta idik; kalkmak istedim, ama o,
"Yerinizde durun!" buyurdu. Sonra gelip ikimizin arasında
oturdu. Öyle ki ayaklarının soğukluğunu göğsümün üzerinde
hissediyordum. Ve buyurdu ki: "İstediğinizden daha hayırlı
olan bir şeyi size öğretmemi istemez misiniz? Yatarken 34 defa
tekbir getirin (Allah-u Ekber deyin), 33 defa Sübhanellah ve
33 defa da Elhamdulillah söyleyin! Bu sizler için cariyeden
daha iyidir."
Buhârî, bu
hadisi Sahih'inin diğer bir babında da nakletmiştir. Yine bu
hadisi, Müslim ve Ebu Davud da kendi Sahih'lerinde
nakletmişlerdir.
(Sahih-i
Buhârî, Bid-ul halk Ve Humus bölümü. Sahih-i Müslim, Zikir ve
Duâ bölümü. Sahih-i Ebi Dâvud, c.3, et-Tesbih-u İnde-n Nevm
bölümü.)
2- Ebu Davud,
Ebu-l Verd ibn-i Semame'den nakletmiştir ki, Hz. Ali
(aleyhi's-selam) İbn-i A'bed'e şöyle buyurdu:
"Acaba kendim ve
Resulullah'ın kızı Fatıma ile ilgili sana bir şey anlatayım
mı?" Sonra şöyle buyurdu: "Resulullah'ın (salla'llâhu aleyhi
-ve alihi- ve sellem) en çok sevdiği şahıs Fatıma idi. O benim
evimde bulunduğu sırada el değirmenini çevirmekten elleri
nasır bağlamıştı. Tulum ile su taşımaktan boynunda iz
kalmıştı. Evi sürekli süpürdüğünden elbiseleri tozlanıyor ve
ocağın ateşini yakmaktan elbisesi siyahlaşıyordu. O bu işler
neticesinde rahatsız olmuştu. (Bu sıralarda) Resulullah'ın
(salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem) yanına bir köle
getirdiklerini duyduk. Fatıma'ya: "Babanın yanına gidip sana
bir hizmetçi vermesini istemez misin?" (Fatıma bu iş için
Peygamber'in bulunduğu yere) gitti, ama Resulullah
konuşuyordu; utanıp (sözünü söylemeden) geri döndü.
Ertesi gün biz
yatakta bulunduğumuz halde Resulullah (s.a.a), yanımıza geldi
ve Fatıma'nın başı ucunda oturdu. Fatıma babasından utanarak
başını yorganın altına soktu. Sonra Peygamber (s.a.a) buyurdu
ki:
"Âl-i
Muhammed'in, dünkü isteği ne idi?" Fatıma susup bir şey
söylemedi.
Ben dedim ki:
"And olsun Allah'a ben sana söyleyeceğim, ey Allah'ın Resulü!
Bu (kızınız), benim evimde el değirmeni çevirmesi yüzünden eli
nasır bağlamıştır; tulum ile su taşıması neticesinde boynunda
iz kalmıştır; evi süpürmesi elbiselerini tozlandırmıştır; ocak
yakması yüzünden elbiseleri siyah olmuştur; biz senin yanına
bir köle veya hizmetçi getirdiklerini öğrendik (bu yüzden) ben
ona: "babandan sana bir hizmetçi vermesini iste" dedim.
Sonra Ebu Davud
Resulullah'ın (salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem),
Hakem'in hadisinde yer aldığı bir şekilde ona cevap verdiğini
söylemiştir.
Ebu Davud'un,
Hakem'in hadisindeki mazmundan maksadı, bizim bu hadisten önce
Buhârî ve Müslim'den naklen zikrettiğimiz hadiste geçen
cevaptır. Yani Resulullah (salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve
sellem) cevapta buyurdu ki:
"İstediğinizden
daha hayırlı olan bir şeyi size öğretmemi istemez misiniz…?"
Bu hadisi Ebu
Nuaym da "Hilyet-ül Evliyâ" adlı eserinde özetle nakletmiştir.
(Sahih-i Ebi Davud, c.3, et-Tesbih-u İnde-n
Nevm bölümü. Hilyet-ul Evliyâ, c.2, s.41.)
3- Ebu Nuaym,
Hilyet-ül Evliyâ kitabında Zuhri'den nakletmiştir ki:
Resulullah'ın
(salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem) kızı Fatıma o kadar
el değirmeni ile buğday öğüttü ki, elleri kabararak nasır
bağladı ve el değirmeninin izi onun elinde kaldı."
(Hilyet-ül Evliyâ, c.2, s.41.)
4- Ahmed ibn-i
Hanbel, Enes ibn-i Malik'den şöyle rivayet etmiştir:
"Bilal, bir gün
sabah namazına geç geldi. Resulullah (salla'llâhu aleyhi -ve
alihi- ve sellem) ona: "Neden geç kaldın?" diye sordu. O şöyle
dedi: Fatıma'nın yanından geçiyordum, onun (el değirmeni ile)
buğday öğütmekle meşgul olduğunu ve çocuğunun ağladığını
gördüm; ona dedim ki: "Eğer istersen ben el değirmenini
çevireyim, sen çocuğu susturmaya bak; veya istersen, ben
çocuğu susturayım, sen değirmeni çevir."
Hz.
Fatıma: "Ben çocuğuma senden daha şefkatliyim…" dedi. Bu
yüzden, geç kaldım." Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Sen
ona merhamet etmişsin, Allah da sana merhamet
etsin."
(Müsned-i
Ahmed, c.3, s.150.)
5- Kenz-ül
Ummâl'da Cabir'den şöyle rivayet edilmiştir:
Resulullah
(salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem) Fatıma'nın deve
tüyünden bir abâya bürünüp buğday öğüttüğünü gördü. Resulullah
(s.a.a) bu durumu görünce ağlamaya başladı ve şöyle buyurdu:
"Ey Fatıma, dünyanın acılarına sabret ki, yarın ahiretin bol
nimetlerine kavuşasın." (Bunun üzerine) şu ayet nazil oldu :
"Ve elbette
yakında Rabbin, öyle şeyler verecek ki sana, sonunda râzı
olacaksın."[1]
Kenz-ül Ummâl'ın
sahibi şöyle yazmıştır: "İbn-i La'l, İbn-i Murdeveyh, İbn-ün
Neccar ve Deylemî de bu hadisi zikretmişlerdir."
Keza Suyutî
"ed-Dürr-ül Mensur" adlı eserinin Duha suresinin tefsiri
bölümünde bu hadisi nakletmiş ve bu hadisi, Asakirî'nin de
"Mevâiz" adlı eserinde kaydettiğini bildirmiştir.
(Kenz-ül Ummâl,
c.6, s,296. ed-Dürr-ül Mensur, Duhâ suresinin tefsiri.)
Şimdi bu konuda Ehlibeyt (a.s)'dan nakledilen hadislerden bazı
örnekleri nakletmeğe çalışacağız.
1- İmam Cafer-i Sadık (a.s):
"Allah,
Fâtıma (aleyha Selam) tesbihinden daha faziletli bir şey ile
hamd edilmemiştir. Eğer ondan daha faziletli bir şey olsaydı,
mutlaka Allah Resulü (salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve
sellem) onu Fâtıma (aleyha selam)'a verirdi."
(El-Kâfî,
c.1, s.343.)
2- İmam Cafer-i
Sadık (a.s):
"Fâtımet-üz Zehrâ (aleyha selam)'ın tesbihi, Kur'an'da
"Allah'ı çokça zikredin" şeklinde emredilen çok zikirden
sayılır."
(El-Kâfî,
c.2, s.533.)
3- İmam Cafer-i
Sâdık (a.s):
"Her nazmın ardından Fâtıma (aleyha selam)'ın
zikrini söylemek, her gün bin rekat namaz kılmaktan daha
sevimlidir bana."
(El-Kâfî,
c.3, s.343.)
4- İmam Cafer-i
Sâdık (a.s):
"Kim fariza
namazdan ayaklarını toplamadan (ayağa kalkmadan), Fâtımet-üz
Zehrâ (aleyha selam)'ın tesbihi okursa, Allah onu bağışlar.
Başlarken tekbirle başlamalıdır."
(El-Kâfî,
c.3, s.343.)
5- İmam Cafer-i
Sâdık (a.s):
"Kim yüzde defa söylenen
Fâtımet-üz Zehrâ (aleyha
selam)'ın tesbihi farz namazlardan sonra söyler ve buna bir
defa "La ilahe illallah" da eklerse, Allah onu bağışlar."
(El-Kâfî, c.3, s.342.)
6- İmam Cafer-i
Sâdık (a.s):
"Kim
Fatıma (aleyha selam)'ın zikrini söyleyerek yatarsa,
(Kur'an'da söylenen) "Allah'ı zikreden (mu'min) erkekler ve
kadınlardan sayılır." (Vesâil-üş
Şia, c.4, s.1026.)
7- İmam Cafer-i
Sâdık (a.s):
"Ey Ebâ
Hârun (ashabından birisi), biz çocuklarımıza namazı
emrettiğimiz gibi, Fâtıma (aleyha selam)'ın tesbihini de
emrediyoruz. Bunu asla terk etme; zira onu terk etmeyen
bedbaht
olmaz."
(El-Kâfî,
c.3, s.343.)
8- İmam Muhammed
Bâkır (a.s):
"Kim Hz.
Zehrâ (aleyha selam)'ın tesbihini söyler, ardından da
Allah'tan bağışlanma dilerse, bağışlanır. Bu tesbih, dilde yüz
defadır, ama mizanda bin defa sayılır. Bu zikir şeytanı
(insandan) uzaklaştırır ve Rahman'ın hoşnut eder."
(Sevâb-ül
A'mâl, c.2, s.196)
9-İmam Sadık (a.s):
"Resulullah
(salla'llâhu aleyhi -ve alihi- ve sellem)'in
kızı Fatıma (a.s)'ın tesbihi, tekbirler sayısınca (34)
düğümlenen bir yün ipinden ibretti. Hz. Fatıma (a.s), Hz.
Hamza şehit olana dek bu ipi elinde döndürerek tekbir ve
tesbih diyordu. Hz. Hamza şehit olduktan sonra onun kabrinin
toprağından bir tesbih yaptı. Artık ondan sonra tesbih yapmak
halk arasında yaygınlaştı."
(Vesail'uş-
Şia, c. 4, s. 1033.)
|