KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Soru ve Cevaplar                                                                                                           Soru ve Cevaplar

Bugün : 05 Nisan 125, Cumartesi 

  Sık Kullanılanlara Ekle                                                                                                                                                                                                                                                         Başlangıç Sayfası Yapın
 

Bismillahirrahmanirrahim

  Soru-196:Muhterem hocam, ezan nasıl ve ne zaman teşri edilmiştir? Bazı kitaplarda ezanın sahabeden bazısına rüyada öğretildiği ve Resulullah'ın (s.a.a) da onlardan öğrenip uyguladığı söyleniyor. Bu doğru olabilir mi? Bu konuda bizi bilgilendirirseniz memnun oluruz.

 

Cevap-196: Muhterem kardeşim, ezanın nasıl teşrii edildiği konusunda Sünni kaynaklarda muhtelif rivayetler nakledilmiştir ki aşağıda bunların bazısını aktarmağa çalışacağız. Daha sonra bu konuda bize göre doğru olan görüşü kısaca aktarmağa çalışacağız:

 

1- Sünen-i Ebi Davud'da şöyle nakledişmiştir: "Peygamber (s.a.a) insanları namaza nasıl toplayacağını düşündü. Bazıları O'a şöyle dedi: 'Namaz vakti olduğunda bir bayrak dik ki onu gördüklerinde (müslümanlar) birbirlerine namaz vakti olduğu haber versinler.' Allah Resulü bunu beğenmedi. Bazıları Yahudilerin çaldığı borazanı hatırlattı. Resulullah : 'Bu yahudilerin yaptığı bir şeydir.' diyerek bunu da beğenmedi. Bazıları Hiristiyanların çaldığı çanı önerdi. (Onu da beğenmedi ve): 'Bu Hiristiyanların işidir.' buyurdu.

Sahabeden Abdullah İbn-i Zeyd  Resulullah'ın bu üzüntüsüne üğzülerek oradan ayrıldı. Uyuyunca rüyasında ezan kendisine gösterildi. Sabah olunca Resullah'ın yanına gerek gördüğü rüyayı şöyle anlattı: 'Ya Resulallah, ben uyku ile uyanıklık arasında bir bir halde iken birisi bana gelerek ezanı bana gösterdi.' Ravi diyor ki aynı rüyayı Ömer b. Hattab (r.a) da ondan çnce görmüş ve rüyasını yirmi gün saklı tutmuştu. Bunu Resulullah'a açınca, Allah Resulü 'Bunu söylemene engel olan neydi?' diye sorunca şöyle dedi: 'Abdullah b. Zeyd benden öne geçince, söylemeye utandım.' Daha sonra Allah Resulü şöyle buyurdu: 'Ey Bilal, kalk ve Abdullah İbn-i Zeyd'e bak; o neyi emrederse, yerine getir.' Bilal de (kalkıp onun öğrettiği şekilde) ezan okudu..." (Sünen-i Ebi Davud, C.1, S.134, Hadis: 498)

 

2- Yine Ebu Davud Abdullah İbn-i Zeyd'in oğlundan şöyle naklediyor: "Babam Abdullah İbn-i Zeyd bana şöyle nakletti: "Resulullah (s.a.a) insanların namaza toplanması için çan çalınmasını emrettiği zaman, ben uykuda olduğum bir sırada adamın birisi elinde bir çan yanıma geldi. Ben, 'Ey Allah'ın kulu çanı  satıyor musun?' dedim. O da 'Bunu ne yapacaksın?' dedi. Dedim ki 'Biz onunla insanları namaza çağıracağız.' O da 'Ben sana bundan daha hayırlı bir şeyi öğreteyim mi?' deyince, ben de olsun dedim ve bana ezanı öğretti...

Sonra biraz geriye çekildi ve 'Kamet getirince de şöyle dersin...' diye kameti bana öğretti.

Sabah olunca Resulullah'ın yanına gelerek gördüklerimi anlattım. Allah Resulü de 'Bu bir hak rüyadır inşaallah.' buyurdu ve 'Bilal'in yanında dur ve gördüğünüğ ona öğret ki ezan okusun; zira onun sesi seninkinden daha güzeldir.' diye ekledi. Ben de Bilal'in yanında durdum ve ben ona telkin ediyordum, o da okuyordu. Bunu evinde duyan Ömer b. Hattap abasını yerde sürüdüğü bir halde (aceleyle) Resulullah'ın yanına gelerek şöyle dedi: 'Sen hak olarak seçen (Allah'a) and olsun ki, onun gördüğünü ben de görmüştüm.' Resulullah da 'Hamd olsun Allah'a.' buyurdu. (Sünen-i Ebi Davud, C.1, S.135, Hadis: 499)

 

Bu rivayetler başka senetlerle de Sünen-i İbn-i Mace'de, Sünen-i Tirmizi'de ve diğer bazı kaynaklarda  da nakledilmiştir.

 

4- Halebi ise kendi Siyer kitabında bu rüyayı görenlerin sadece Abdullah İbn-i Zeyd ve Ömer b. Hattab ile sınırlı olmadığını, Ebu Bekir İbn-i Ebi Kuhafe'nin de aynı rüyayı gördüğünü naklettikten sonra şöyle ilave ediyor: "Bu rüyayı Ensar'dan yedi veya ondört kişinin gördüğü de söylenmiştir." (Siret-ül Halebiyye, C.2, S.300)

 

5- Sahih-i Buhari de ise olay daha farklı nakledilmiştir. Abdullah İbn-i Ömer'den şöyle nakletmiştir: "Müslümanlar ilk Medine'ye geldikleri zaman (mescitte) toplanıp namazın vaktini bekliyorlardı.  Namaz için herhangi bir çağrı yapılmıyordu. Bir gün kendi aralarında bu konuıyu konuşurlarken, içlerinden bazısı 'Hıristiyanlar gibi çan çalmalarını önerdi. Bazısı ise Yahudiler gibi borazan çalmalarını önerdi. Bu arada Ömer şöyle dedi: 'Neden bir kişiyi çıkarmıyorsunuz, insanları namaza çağırsın diye?' Bunun üzerine Allah Resulü 'Ey Bilal kalk ve namz için çağrıda bulun.' buyurdu. (Sahih-i Buhari, C.1, S.120, Ezanın Başlangıcı Babı)

Görüldüğü gibi malesef bu konuda nakledilen rivayertler arasında bir sürü çelişki söz konusudur.

Buna ileveten ezan gibi ibadet ve şeri bir özellik taşıyan bir konuda vahiyle bilgilendirilen Allah Resulü'nün devre dışı, hatta şaşkın bir vaziyette bırakılıp başkalarının rüya ve önerileriyle bu şaşkınlıktan kurtulması, hiç bir şekilde mantıklı gelmiyor insana. Kaldı ki alimlerden bir çoğu bu rivayetlerin çoğusunun senedinin zayıf olduğunu tesbit etmişlerdir.

Bizce bu konuda en mantıklı görüş Resulullah'ın Ehl-i Beyt'i kanalıyla nakledilen hadislerdir ki onlarda ezanın bizzat Allah tarafından vahiy yoluyla Cebrail (a.s) vasıtasıyla Resulullah'a (s.a.a) miraçta  öğretildiği vurgulanmaktadır. 

 

 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız | Îletişim için |

  Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de 'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM