Cevap-196:
Muhterem kardeşim, ezanın nasıl teşrii edildiği
konusunda Sünni kaynaklarda muhtelif rivayetler
nakledilmiştir ki aşağıda bunların bazısını aktarmağa
çalışacağız. Daha sonra bu konuda bize göre doğru olan
görüşü kısaca aktarmağa çalışacağız:
1- Sünen-i Ebi
Davud'da şöyle nakledişmiştir: "Peygamber (s.a.a)
insanları namaza nasıl toplayacağını düşündü. Bazıları
O'a şöyle dedi: 'Namaz vakti olduğunda bir bayrak dik
ki onu gördüklerinde (müslümanlar) birbirlerine namaz
vakti olduğu haber versinler.' Allah Resulü bunu
beğenmedi. Bazıları Yahudilerin çaldığı borazanı
hatırlattı. Resulullah : 'Bu yahudilerin yaptığı bir
şeydir.' diyerek bunu da beğenmedi. Bazıları
Hiristiyanların çaldığı çanı önerdi. (Onu da beğenmedi
ve): 'Bu Hiristiyanların işidir.' buyurdu.
Sahabeden
Abdullah İbn-i Zeyd Resulullah'ın bu üzüntüsüne
üğzülerek oradan ayrıldı. Uyuyunca rüyasında ezan
kendisine gösterildi. Sabah olunca Resullah'ın yanına
gerek gördüğü rüyayı şöyle anlattı: 'Ya Resulallah,
ben uyku ile uyanıklık arasında bir bir halde iken
birisi bana gelerek ezanı bana gösterdi.' Ravi diyor
ki aynı rüyayı Ömer b. Hattab (r.a) da ondan çnce
görmüş ve rüyasını yirmi gün saklı tutmuştu. Bunu
Resulullah'a açınca, Allah Resulü 'Bunu söylemene
engel olan neydi?' diye sorunca şöyle dedi: 'Abdullah
b. Zeyd benden öne geçince, söylemeye utandım.' Daha
sonra Allah Resulü şöyle buyurdu: 'Ey Bilal, kalk ve
Abdullah İbn-i Zeyd'e bak; o neyi emrederse, yerine
getir.' Bilal de (kalkıp onun öğrettiği şekilde) ezan
okudu..." (Sünen-i Ebi Davud, C.1, S.134, Hadis: 498)
2- Yine Ebu
Davud Abdullah İbn-i Zeyd'in oğlundan şöyle
naklediyor: "Babam Abdullah İbn-i Zeyd bana şöyle
nakletti: "Resulullah (s.a.a) insanların namaza
toplanması için çan çalınmasını emrettiği zaman, ben
uykuda olduğum bir sırada adamın birisi elinde bir çan
yanıma geldi. Ben, 'Ey Allah'ın kulu çanı satıyor
musun?' dedim. O da 'Bunu ne yapacaksın?' dedi. Dedim
ki 'Biz onunla insanları namaza çağıracağız.' O da
'Ben sana bundan daha hayırlı bir şeyi öğreteyim mi?'
deyince, ben de olsun dedim ve bana ezanı öğretti...
Sonra biraz
geriye çekildi ve 'Kamet getirince de şöyle dersin...'
diye kameti bana öğretti.
Sabah olunca
Resulullah'ın yanına gelerek gördüklerimi anlattım.
Allah Resulü de 'Bu bir hak rüyadır inşaallah.'
buyurdu ve 'Bilal'in yanında dur ve gördüğünüğ ona
öğret ki ezan okusun; zira onun sesi seninkinden daha
güzeldir.' diye ekledi. Ben de Bilal'in yanında durdum
ve ben ona telkin ediyordum, o da okuyordu. Bunu
evinde duyan Ömer b. Hattap abasını yerde sürüdüğü bir
halde (aceleyle) Resulullah'ın yanına gelerek şöyle
dedi: 'Sen hak olarak seçen (Allah'a) and olsun ki,
onun gördüğünü ben de görmüştüm.' Resulullah da 'Hamd
olsun Allah'a.' buyurdu. (Sünen-i Ebi Davud, C.1,
S.135, Hadis: 499)
Bu rivayetler
başka senetlerle de Sünen-i İbn-i Mace'de, Sünen-i
Tirmizi'de ve diğer bazı kaynaklarda da
nakledilmiştir.
4- Halebi ise
kendi Siyer kitabında bu rüyayı görenlerin sadece
Abdullah İbn-i Zeyd ve Ömer b. Hattab ile sınırlı
olmadığını, Ebu Bekir İbn-i Ebi Kuhafe'nin de aynı
rüyayı gördüğünü naklettikten sonra şöyle ilave
ediyor: "Bu rüyayı Ensar'dan yedi veya ondört kişinin
gördüğü de söylenmiştir." (Siret-ül Halebiyye, C.2,
S.300)
5- Sahih-i
Buhari de ise olay daha farklı nakledilmiştir.
Abdullah İbn-i Ömer'den şöyle nakletmiştir:
"Müslümanlar ilk Medine'ye geldikleri zaman (mescitte)
toplanıp namazın vaktini bekliyorlardı. Namaz için
herhangi bir çağrı yapılmıyordu. Bir gün kendi
aralarında bu konuıyu konuşurlarken, içlerinden bazısı
'Hıristiyanlar gibi çan çalmalarını önerdi. Bazısı ise
Yahudiler gibi borazan çalmalarını önerdi. Bu arada
Ömer şöyle dedi: 'Neden bir kişiyi çıkarmıyorsunuz,
insanları namaza çağırsın diye?' Bunun üzerine Allah
Resulü 'Ey Bilal kalk ve namz için çağrıda bulun.'
buyurdu. (Sahih-i Buhari, C.1, S.120, Ezanın
Başlangıcı Babı)
Görüldüğü gibi
malesef bu konuda nakledilen rivayertler arasında bir
sürü çelişki söz konusudur.
Buna ileveten
ezan gibi ibadet ve şeri bir özellik taşıyan bir
konuda vahiyle bilgilendirilen Allah Resulü'nün devre
dışı, hatta şaşkın bir vaziyette bırakılıp
başkalarının rüya ve önerileriyle bu şaşkınlıktan
kurtulması, hiç bir şekilde mantıklı gelmiyor insana.
Kaldı ki alimlerden bir çoğu bu rivayetlerin çoğusunun
senedinin zayıf olduğunu tesbit etmişlerdir.
Bizce bu
konuda en mantıklı görüş Resulullah'ın Ehl-i Beyt'i
kanalıyla nakledilen hadislerdir ki onlarda ezanın
bizzat Allah tarafından vahiy yoluyla Cebrail (a.s)
vasıtasıyla Resulullah'a (s.a.a) miraçta öğretildiği
vurgulanmaktadır.