KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Soru ve Cevaplar                                                                                                           Soru ve Cevaplar

Bugün : 04 Nisan 125, Cuma 

  Sık Kullanılanlara Ekle                                                                                                                                                                                                                                                         Başlangıç Sayfası Yapın
 

Bismillahirrahmanirrahim

 Soru-143: Sofiler Allah yolunda mutlaka bir mürşidi kamil'e bağlanmanın gerekli olduğunu öne sürüyorlar. Namazlarda onu düşünerek, onun ulaştığı mertebe yardımıyla Allah'a ulaşılacağını düşünüyorlar. Tarikatlardaki fena-fillah, beka-billah gibi aşamalar ne derece doğru?

 

 

Cevap-143: Muhterem kardeşim, bir mürşidin, bir rehberin gerekliliğinde hiç bir şüphe yoktur. Çünkü her şeyde bir mütehassısa müracaat edilmesi gerektiği gibi, din hususunda da başına buyruk hareket etmek, Allah korusun insanı çok tehlikeli yerlere götürür. İnsanın eli böyle bir mütehassısa ulaşırsa ne ala; yoksa en azından onların eserlerinden istifade etmek gerekir. Mürşid-i küll insanlık için başta Allah'ın Resulü (s.a.a), ondan sonra onun ilim ve irfanının varisleri olan Ehl-i Beyt'i, onlardan sonra da yollarını devam ettiren müctehidler, alim ve ariflerdir. Tabi bu arada sahte kahramanları da unutmamak lazım. Yoksa Allah korusun insan mütehassıs ve müşfik tabiblerin yerine, ölüm tacirleri ve gerçek yol kılavuzları yerine, Hz. İsa'nın (a.s) tabiriyle haramilerin tuzağına düşer.

Ancak, "Namazlarda onu düşünerek ,onun ulaştığı mertebe yardımıyla Allah'a ulaşılacağı" gibi sözler birer safsata ve saçma sözlerdir. Hatta bir nevi gizli şirk olduğu bile söylenebilir. İnsan için önemli olan, Allah'a kul olması ve yaptığı ibadet ve itaatların şer'i usule uygun olmasıdır. İnsan, ibadetlerinde sadece ve sadece Hak Teala'yı dikkate almalı ve ona yönelmelidir. Mürşid veya kılavuzun görevi ise insanı şer'i kurallar çerçevesinde o noktaya doğru sevk etmektir. Evet onlar sözleriyle birlikte, ameli olarak bu işlevi yerine getirmeli ve insanlara örnek olmalıdırlar.

Elbette İslam'da ve özellikle Ehl-i beyt mektebinde söz konusu olan tevessül ve şefaat olayı farklı bir şeydir ki kendi yerinde delilleriyle açıklanmıştır.

"Fenafillah, bekabillah" konusuna gelince bunlar tabi ki haktır ve önemli irfani makamlardır. Ancak maalesef diğer bir çok konuda olduğu gibi, bunlar da,   olaylara yüzeysel olarak yaklaşan kimseler tarafından yanlış veya eksik yorumlanmaktadır ki dikkat etmek gerekir. Tabi bunların geniş açılımı daha geniş bir fırsatı ve bir takım ön bilgileri gerektirir ki şimdilik zamanı değildir. Rabbim hepimizi kendisine kulluk yolunda muvaffak kılsın ve bizi sahte kahramanların tuzağına düşmekten korusun inşaallah.

 

 

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız | Îletişim için |

  Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de 'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM