Bismillahirrahmanirrahim
Soru-129:
Muhterem kardeşlerim, güzel bir site hazırlamışsınız. Sizden
bir sorum olacaktı: Geçenlerde bir dergiyi okurken gözüme
ilişmişti; Caferi inanç esaslarına göre Kur'an'da Ehl-i Beyt
suresi var mı, yok mu?
Cevap-129: Kur’an-ı
Kerim 114 suredir. Ve bu sureler tüm Müslümanlarca bilinen
surelerdir. Ehl-i Beyt Öğretisi sitesinin Kuran’-i Kerim
bölümünde bu surelerin isimleri ve meali şerifleri mevcuttur.
Ehl-i
Beyt mektebine bağlı olan kimselerin (Caferilerin) her gün
okuduğu ve evlerinde camilerinde muhafaza ettikleri Kur’an
Mushafları bir harf fazlalık ve bir harf eksikliği olmadan
her kesin bildiği 114 sureyi içine alır.
Yüce
Allah “Biz zikri (Kur’an’ı) indirdik ve biz onu
koruyucularız.” diye buyurmaktadır. İlahi irade
yenilemeyeceğine göre hiçbir kimsenin kıyamete kadar
Kur’an’ın lafzını değiştirmeye gücü yetmez.
Caferi
mezhebinin, İslam’ın ilk asrından bu güne kadar taşıdığı
inanç budur. Tüm büyük alimlerimiz bu hususu açıkça ifade
etmişlerdir.
Bu
açıklamadan iyice anlaşıldığı üzere, Kur’an-i Kerim’de Ehl-i
Beyt suresi adında bir sure yoktur.
Ancak
Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerin Ehl-i Beyt’in faziletlerini
beyan etmesine gelince, basiret gözü kör olmayan her
araştırmacı bilir ki, Kur’an-i Kerim’in büyük bir kısmı
Ehl-i beyt’in faziletleri hakkındadır ve bazı sureler de
Ehl-i Beyt’in faziletini açıklamak için inmiştir. Örneğin
Dehr (İnsan) Suresi gibi. Bu surenin, Ehli-i Beyt’in
adaklarını yerine getirmeleri için yetim, esir ve fakire
kendi yemeklerini vermesi ve bunun Yüce Allah tarafından en
güzel şekilde kabul edildiğini açıklamak hakkında nazil
olduğu muteber tefsirlerde nakledilmiştir. (Bkz El-keşşaf ve
diğer tefsirlere)
Yine Fecr
suresi Hz. Hüseyin hakkında nazil olduğu Ehl-i beyt
mektebinin muteber kaynaklarında mevcuttur.
Sevab’ul-A’mal kitabında yer aldığına göre İmam Cafer Sadık
(a.s)şöyle buyurmuştur: “Fecr Suresini farz ve nafile
namazlarınızda okuyun; çünkü bu sure Hz. Hüseyin’in
suresidir. Kim bu sureyi okursa Cennette Hüseyin’le birlikte
onun derecesinde olur. (Bk. Nur’us-Sakaleyn Tefsiri.)”
Bu
surenin Hz. Hüseyin’e intisap edilmesi belki de bu surenin
son dört ayet-i kerimeleri olan:
“Ey
güvene kavuşan can, * Sen ondan hoşnut ve O da senden hoşnut
olarak Rabbine dön. * Artık (seçkin) kullarımın içine katı.
* ve Cennetime gir.” ayetlerinin Hz. Hüseyin’inin
Kerbela’daki şehadetine işaret sayılabileceği için olabilir.
Kur’an-i
Keirm yüzlerce ayetinin Ehl-i Beyt hakkında ve özellikle Hz.
Ali’nin faziletleri hakkında nazil olduğu kesindir. Bu
konuda Ehl-i Beyt mektebinin ve Ehl-i Sünnet mezhebinin
hadis ve tefsir kitaplarında bir çok sahih hadis mevcuttur.
Ehl-i
Beyt İmamlarından İmam Muhammed Bakır (a.s)’den nakledilen
sahih senetli bir hadiste İmam şöyle buyuruyor:
“Kur’an
dört kısım olarak nazil olmuştur: Dörtte biri bizim
hakkımızdadır. Dörtte biri bizim düşmanlarımız hakkındadır.
Dörtte biri de sünnetler ve örneklerdir ve dörtte biri de
farizalar ve hükümlerle ilgilidir.” (El-Kafi: 2/628)
İlgili
hadisleri incelemek için Ehl-i Beyt mektebinin
tefsirlerinden Nuru’s-Sekaleyn ve El-Burhan ve Es-Safi
tefsirlerine ve Amme’den Suyuti’nin Ed-Durru’l-Mensur ve
Hesekani’nin Şevahdu’t-Tenzil kitaplarına müracaat etmek
yeterlidir.