KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Ku`ran-ı Kerim                                                                                               Kur`an-ı Kerim

Bugün :  

  Sık Kullanılanlara Ekle                                                                                                                                                                                                                                                                                Başlangıç Sayfası Yapın
 

Menüye git                                                                                                                                                                                                                                         

9- Vahyin Hakikati Bize Kabalıdır

Önceki açıklamalarımızdan anlaşıldığına göre, insan türünün saadete ulaşması için bir başlangıç olan ve öğretilmesi, yaratılış nizamının uhdesinde bulunan insanın hayat programının, akıl yoluyla elde edilmesi mümkün değil. Öyleyse akıl yolundan başka, insanın, kendi türünün hayat vazifesini anlamayı sağlayan ve bizim de vahiy adını verdiğimiz bir yol daha olmalıdır.

Deliller gereği de insan türünde böyle bir anlayışın bulunması lazımdır; ama umumi olması gerekli değildir. Vahyin idrak edilmesi, her türlü pislik ve bulaşıklıktan masum, temiz bir anlayışı gerektirir ama insanlar, hallerindeki istikamet, idrak dengesi, ruhtaki duruluk ya da bu sıfatların aksi açıdan sonsuz derece çeşitlilik gösterirler; demek bu ilahi verginin, insanlardan bazısında ve onun da nâdiren meydana geldiğini söylemek gerekir. Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın elçileri, peygamberleri adıyla belli bir gruptan söz edilmektedir. Ama onların sayısı ve hepsinin ismi zikredilmiyor. Bunlardan, yalnızca yirmi küsur isim veriliyor[1].

Biz, bu bağıştan (Vahiy’den) nasipsiz olduğumuzdan veya başka bir ifadeyle onu tadamadığımızdan, onun hakikatinden haberdar değiliz. Yalnızca eserlerinden bazısını -ki Kur’an-ı Kerim de onlardan biridir- ve nübüvvet yoluyla bize ulaşan evsâfından bir kısmını görüp biliyoruz. Bunlarla birlikte onun vasıflarının, bize ulaşanlarla sınırlı olduğu söylenemez. Bize bildirilmemiş diğer kısımları, özellikleri ve vasıfları olması mümkündür.


 

[1]- Adem, Nuh, İdris, Hud, Salih, İbrahim, Lut, ismail, Elyesa’, Zülkifi, Elyas, Yunus, İshak, Yakub, Yusuf, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Eyyüb, Zekeriya, Yahya, İsmail, Sâdıkü’l Va'd, İsa, Muhammed (s.a.a) .

Bunlar isimleriyle zikredilen peygamberlerdir. Nisa Suresi 163. ayette geçen Esbat ile Bakara Suresi 246. ayette geçen ve onun emriyle Talut'un İsrailoğullarına padişah olduğu peygamber gibi işaret yoluyla değinilen peygamberler de vardır.

Yine Bakara Suresi 258. ayette işaret edilen bir peygamberle, Yasin Suresi 14. ayette işaret edilen peygamberler vardır.

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız | Îletişim için |

  Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de 'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM