Menüye git
D- 1 Kur’an-ı Kerim’in Vahiy ve
Nübüvvet Hakkındaki Görüşü:
Kur’an’dan anlaşılan, bu
ilahi kitab’ın vahiy yoluyla peygambere bildirildiğidir. Vahy;
his ve akli düşünceyle ulaşılması mümkün olmayan bir nevi
ilahi konuşmadır. Bu konuşma, ancak Allah’ın isteği üzere bazı
özel kişilerde oluşan bir idrak gücüyle gerçekleşir. Bu idrak
gücü sayesinde peygamberler akıl ve histen gizli kalan gaybi
emirlerden haberdar oluyor. Bu görevi üstlenmeye nübüvvet
denir.
Bu konuyu açıklığa
kavuşturmak için aşağıdaki izahatı yapmak gerekiyor:
1-
Kitabın önceki bölümlerinde geniş bir
açıklamanın içerisinde, bu dünyada görünen türlerin ister
canlı olsun ister cansız, hepsinin kendine mahsus bir
yaratılış gayesi olduğunu söyledik. Her tür, varoluşundan
itibaren o gayeye doğru hareket etmektedir; her tür, kendi
hedefine uygun olan bazı güç ve vesilelerle de donatılmış
bulunmaktadır. Bu güç ve vesilelerle kendine mahsus
eylemelerini ortaya koyar. Bu eylemler sonucu o tür kendi
yaratılış gayesine yaklaşır veya hedefe varır. Nitekim Allah-u
Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Rabbimiz o
kimsedir ki, her şeye mahsus yaratılışını verdi; ve sonra onu
(çıkarları doğrultusunda) hidayet etti.”
Yine buyuruyor ki:
“O kimsedir ki
yarattı sonra düzeltti; ve o kimsedir ki, ölçüsünü belirledi
ve hidayet etti (yol gösterdi).”
Yine hatırlatıldı ki
insan türü de bu “genel hidayet İlkesi’nden müstesna
tutulmamış; insan da hayatı için bir hedefe sahiptir ve ona
yönelmiştir. İnsan, bu hedefe gitmesini saplayan teçhizatla
donatılmıştır. Bu hedefe ulaşması mutluluk ve kemaldir; ona
ulaşamama, eksiklik, bedbahtlık ve mutsuzluktur. İnsanın bu
hedefe yönelmesi yaratılışı icabıdır. Allah-u Müteâl insanın
hidayeti hakkında şöyle buyuruyor:
“Biz insanı bir
katre sudan (erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahimde
birleşmesinden) sınamak için yarattık, on duyar, görür bir
hale getirdik. Gerçekten de biz ona doğru yolu gösterdik; ya
şükreden olur, ya nankör.”
Yine buyuruyor:
“Bir katre sudan;
yaratmıştır bir ölçü koymuştur ona, sonra yolu ona
kolaylaştırmıştır.”
|