KEVSER YAYINCILIK

  Ana Sayfa / Ku`ran-ı Kerim                                                                                               Kur`an-ı Kerim

Bugün : 06 Nisan 125, Pazar 

  Sık Kullanılanlara Ekle                                                                                                                                                                                                                                                                                Başlangıç Sayfası Yapın
 

Menüye git                                                                                                                                                                                                                                         

D- 1 Kur’an-ı Kerim’in Vahiy ve Nübüvvet Hakkındaki Görüşü:

Kur’an’dan anlaşılan, bu ilahi kitab’ın vahiy yoluyla peygambere bildirildiğidir. Vahy; his ve akli düşünceyle ulaşılması mümkün olmayan bir nevi ilahi konuşmadır. Bu konuşma, ancak Allah’ın isteği üzere bazı özel kişilerde oluşan bir idrak gücüyle gerçekleşir. Bu idrak gücü sayesinde peygamberler akıl ve histen gizli kalan gaybi emirlerden haberdar oluyor. Bu görevi üstlenmeye nübüvvet denir.

Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için aşağıdaki izahatı yapmak gerekiyor:

1- Kitabın önceki bölümlerinde geniş bir açıklamanın içerisinde, bu dünyada görünen türlerin ister canlı olsun ister cansız, hepsinin kendine mahsus bir yaratılış gayesi olduğunu söyledik. Her tür, varoluşundan itibaren o gayeye doğru hareket etmektedir; her tür, kendi hedefine uygun olan bazı güç ve vesilelerle de donatılmış bulunmaktadır. Bu güç ve vesilelerle kendine mahsus eylemelerini ortaya koyar. Bu eylemler sonucu o tür kendi yaratılış gayesine yaklaşır veya hedefe varır. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Rabbimiz o kimsedir ki, her şeye mahsus yaratılışını verdi; ve sonra onu (çıkarları doğrultusunda) hidayet etti.”[1]

Yine buyuruyor ki:

“O kimsedir ki yarattı sonra düzeltti; ve o kimsedir ki, ölçüsünü belirledi ve hidayet etti (yol gösterdi).”[2]

Yine hatırlatıldı ki insan türü de bu “genel hidayet İlkesi’nden müstesna tutulmamış; insan da hayatı için bir hedefe sahiptir ve ona yönelmiştir. İnsan, bu hedefe gitmesini saplayan teçhizatla donatılmıştır. Bu hedefe ulaşması mutluluk ve kemaldir; ona ulaşamama, eksiklik, bedbahtlık ve mutsuzluktur. İnsanın bu hedefe yönelmesi yaratılışı icabıdır. Allah-u Müteâl insanın hidayeti hakkında şöyle buyuruyor:

“Biz insanı bir katre sudan (erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahimde birleşmesinden) sınamak için yarattık, on duyar, görür bir hale getirdik. Gerçekten de biz ona doğru yolu gösterdik; ya şükreden olur, ya nankör.”[3]

Yine buyuruyor:

“Bir katre sudan; yaratmıştır bir ölçü koymuştur ona, sonra yolu ona kolaylaştırmıştır.”[4]


 

[1] - Taha/51.

[2] - A’lâ /2-3.

[3] - Dehr/2-3.

[4] - Abese/19-20

 

 

Go to top of page  Ana Sayfa | Kitap Listesi | Kıble Dergisi | Makaleler | Kadin ve Aile | Cocuklar Îçin | Soru Ve Cevap | Yazarlarımız | Îletişim için |

  Kur`an | Hadisler | Dualar | Şiirler | Ses ve Video | Programlar | Linkler  |  

Copyright© 2000 Kevser Yayinlari Internet Hizmetleri. Tüm Haklari Saklidir Ayrintili bilgi almak için veya bize her konuda yazmak için, paragonxx@yahoo.de 'e mesaj yollayiniz. WWW.KEVSERNET.COM