ESMA BİNT-İ UMEYS’İN
KISACA HAYAT HİKAYESİ
Esma bint-i Umeys, İslam’ın
örnek kadınlarından olup, iftiharlarla dolu bir hayat
yaşayarak, Allah Resulü’nün cennet müjdesini alarak Rabb'inin
huzuruna vardı.
Babası Umeys ve annesi Hind’in
dört kız çocuğu vardı. Bunlardan ‘Esma’ Hz. Cafer-i Tayyar ile
‘Selma’ Hz. Hamza ile ‘Lübabe (Ümm-ül Fazl)’ Resulullah’ın
amcası Abbas ile ve ‘Meymune’ Resulullah’ın kendisiyle
evlenmişlerdi.
Resulullah (s.a.a) Umeys ve
hanımı Hind’e: "Siz
dünyanın en iyi damatlarına sahipsiniz."
Yine şöyle buyurmuştur: "Cennet
ehl-i olan şu dört bacıyı Allah rahmetine mezhar eylesin."
Esma İslam’ın ta ilk günlerinde
iman etmiş ve Hz. Ali (a.s)ın abisi olan kocası Cafer-i Tayyar
ile birlikte, Resulullah’ın emriyle Habeşistan’a hicret etmiş
ve on beş yıl müddetince kocasıyla omuz omuza bütün zorluklara
göğüs germişti.
Onlar bilahare hicretin yedinci
yılında diğer muhacirlerle birlikte Medine’ye döndüler. Henüz
aradan bir yıl geçmeden, hicretin sekizinci yılında meydana
gelen ‘Mute’ savaşında, İslam ordusunun baş komutanı olan
Cafer-i Tayyar şehid düştü.
Esma Hz. Cafer’den Abdullah, Avn
ve Muhammed isimlerinde üç evlat sahibi oldu ki Abdullah sonra
Hz. Zeynep ile evlendi.
Cafer-i Tayyar’ın ‘Mute’
savaşında şehid düştüğü haberi Medine’ye ulaşınca Resul-i
Ekrem Esma’nın evine geldi. Üzüntülü görünen Resulullah (s.a.a)
Cafer’in çocuklarının başına elini sürüp onları okşadı. Bu
durumu gören Esma hemen olanları fark etti ve ‘Ya
Resulullah bu çocuklar yetim mi oldular?’ Resulullah (s.a.a)
‘Ey Esma! Dedi, Cafer’in şehid olduğunu bilmiyor
musun?’ Esma ağlamaya başlayınca; ‘Ağlama ey Esma,
buyurdu. Allah-u Teala bana Cafer’in cennette iki parlak
kanada sahip olduğunu haber verdi." Bu sözüyle Cafer’in
kollarının kesildiğini de ima etti.
Esma şöyle arz etti: "Ben
hiçbir zaman Cafer’in faziletlerini unutmayacağım." Allah
Resulü (s.a.a) Esma’nın bu kemal ve olgunluk ve marifetine
şaşırdı ve sevindi.
Esma Cafer-i Tayyar’ın
şehadetinden sonra Ebubekir ile evlendi. Bu evlilik den
Muhammed isimli bir evladı oldu. Esma onu da öylesine
yetiştirdi ve Ehl-i Beyt çizgisiyle tanıştırdı ki; ömrünün
sonuna kadar bu çizgiden ayrılmadı. O Hz. Ali (a.s)a öylesine
yakındı ki Hz. Ali (a.s) onun hakkında: "Muhammed benim
evladımdır." Buyurdu. Hz. Ali (a.s)ın yaptığı savaşlara
katılarak o hazret in yanında yer aldı ve bilahare Hz. Ali (a.s)
tarafından Mısır’a vali olarak atandı fakat Mısır’a giderken
Muaviye’nin adamları tarafından yolda şehid edildi.
Esma Ebubekir’den sonra Hz. Ali
(a.s) ile evlendi. Ondan da Yahya ve Avn adında iki çocuk
sahibi oldu ki Yahya muhtemelen çocuklukta vefat etti, ancak
Avn Kerbela’da imam Hüseyn (a.s) ile birlikte şehid edildi.
Esma’nın ilim ve fazileti de
Resulullah’tan naklettiği hadislerden ve Hz. Fatıma gibi Ehl-i
Beyt şahsiyetleriyle sürekli haşir-neşir olmasından bellidir.
Esma’nın en büyük faziletlerinden biri de şuydu ki; o sürekli
Hz. Fatıma’nın hizmetinde bulunur ve onun sırdaşı sayılırdı.
Buda onun ne kadar kemal, takva ve marifet sahibi olduğunu
gösterir.
Esma Hz. Hatice’nin vasiyeti
üzere Hz. Fatıma evlendiğinde ona annelik vazifesi yaptı.
Hatta vefat ettiğinde dahi Hz. Fatıma’nın hizmetinde bulunup
geceleyin gusül verirken bile Hz. Ali (a.s)a yardımcı olmuştur.
O bütün hadislerde hep Ehl-i Beyt’in çizgisinde yer alıp,
onları savunuyor ve himaye ediyordu.
Onun yetiştirdiği evlatlarda,
hep fazilet ve takva sahibi insanlar olmuş ve anneleri gibi
sürekli Ehl-i Beyt’in çizgisinde yer almış ve çoğu suda Allah
yolunda şehid düşmüşlerdir.
Allah onu cennet-i Muallada da
sevdiklerinden ayırmasın ve bizlere onun misali faziletli
kimseleri örnek alıp iftihar, fazilet ve takva dolu bir hayat
yaşamayı nasip eylesin. Amin.
|