|
Direnişe selam!
İslam
dünyası yas ve matem ayı Muharrem’in girişiyle
bu yıl çifte hüzün yaşamaktadır.
Gasıp
Siyonist rejim tarafından mazlum
Filistin halkına reva görülen yarım asrı aşkın
zulüm ve cinayetler, bugünlerde, duyarsız ve
satılmış bazı İslam ülkeleri yöneticilerinin
vurdumduymazlık ve hıyanetlerinin yanı sıra
büyük şeytan Amerika'nın koşulsuz desteğiyle
artarak devam etmektedir.
Bu
insanlık dışı soykırım hareketi, tüm dünyanın
gözleri önünde sergilenirken, özellikle insani
değerlerden uzaklaşmış batı dünyası manidar
bir sessizliğe gömülmüş duruşuyla dolaylı
olarak Siyonistlerin cinayetlerini
onaylamaktadır. Mazlum insanların haklarını
korumakla görevli sözde BM ve insan hakları
kuruluşlarının taraflı oluşları bir kez daha
gözler önüne serilmiştir.
İslam
ulemasının büyük ekseriyeti ise maalesef
iktidarların sultası altında esir olmuş, bağlı
oldukları iktidarlardan farklı bir yanları
kalmamıştır. İslam ülkelerinin uyanıp onur ve
izzetlerini geri kazanmaları için daha nasıl
bir musibet beklenmektedir? İslam ulemasının
ayağa kalkıp hakkı haykırmaları için kaç
milyon mazlumun zalimlerin, canilerin,
Siyonistlerin ayakları altında ezilmeleri
gerekiyor acaba? Kaç ülkenin işgal edilmesi
gerekiyor? Yetmedi mi bunca kan ve gözyaşı?
Biz
Türkiye Ehlibeyt Âlimleri olarak bu vahşice
cinayetleri şiddetle kınıyor, tüm özgür
insanları Büyük Şeytan ABD ve uşaklarından
uzak durmaya ve onları tel'in edip
komplolarına karşı uyanık davranmaya davet
ediyoruz. Gasıp Siyonistlere karşı asgari
yapabileceklerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz:
1.
Başta Büyük Şeytan ABD ve piyonu Siyonist
İsrail'in, cinayetleri ve sinsi planları
kamuoyuna anlatılmalı ve özellikle
işbirlikçilerle hiçbir sonuca gidilemeyeceği
Müslüman camiaya açıklanmalıdır.
2.
Siyonistlere ve yardımcılarına çok boyutlu
ambargo uygulanmalıdır.
a.
İsrail ve ona yardım eden şirketlerin ürünleri
boykot edilmeli ve onlarla herhangi bir ticari
ilişkiye girilmemelidir.
b.
İsrailli turistlere tur hizmeti vermeyerek
onların Gazze'ye uyguladığı ambargoya
misilleme yapılmalı ve sözde İslami tur
şirketlerinin derhal Kudüs ziyaretlerini
programlarından çıkarıp İsrail diye bir rejimi
tanımadıklarını kamuoyuna deklere
etmelidirler.
c.
Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika sloganı
yaygınlaştırılmalıdır.
d.
Filistin halkına yapılan yardımlara aktif
şekilde katılıp "Yaşasın Direniş", "Direnişe
Selam" sloganları zikir haline getirilmelidir.
3.
Mazlum Filistin halkı ile kardeş olan Anadolu
insanını temsil eden hükümetin ise şu konulara
dikkat etmesini, aksi halde siyasi olarak bu
yükümlülüğün altında kalacağını da kendilerine
hatırlatıyoruz.
a.
İsrail'le geçmiş hükümetler tarafından ve
şimdiki hükümet tarafından yapılmış, özellikle
askeri antlaşmaların iptal edilmesini veya en
azından askıya alınmasını, İsrail’le olan son
30 yıllık ilişkilerin ise şeffafça kamuoyu ile
paylaşılmasını istiyoruz.
b.
TBMM bünyesinde kurulmuş “İsrail dostluk
gurubun” derhal feshedilmesine, Telaviv’de
Türk halkını temsilen bulunan büyükelçinin
geri çağrılmasını ve Türkiye’de görev yapan
İsrail büyükelçisi ve konsolosunun sınır dışı
edilmesini istiyoruz.
Saygılarımızla kamuoyuna duyurulur.
30/12/2008
İstanbul
|